Türkçe


Deutsch

TAKVİM
KALENDER


 


Malberg 1 · 53547
Hausen (Wied)
Almanya
Deutschland


00 49 (0) 2638 42 45
00 49 (0) 2638 94 59 60
Ulaşım Saatleri:
Pazartesi - Cuma:
15:00 - 17:00
Cumartesi - Pazar:
10:00 - 17:00


00 49 (0) 2638 94 59 59


abk.enstitusu@gmx.net

DUYURULAR
--------------------------------------------------------

 

Alevi Bektaşi Kültür Enstitüsü Bilim Kurulu, Alevi Bektaşilerin sorunlarını görüşmek amacıyla Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah GÜL'le görüştü 26 Ağustos 2013 günü saat 15:00 de İstanbul'daki Tarabya Köşkünde gerçekleşen görüşmede önceki hafta kamuoyuna açıklanan ALEVİ-BEKTAŞİLERİN SORUNLARI VE ÇÖZÜMLERİNE İLİŞKİN RAPOR Cumhurbaşkanınada sunuldu. Yaklaşık 45 dakika süren görüşmede Alevi Bektaşi Kültür Enstitüsü Bilim Kurulu üyeleri Sayın Gülizar CENGİZ, Prof. Dr. Hasan ONAT, Doç. Dr. Gani PEKŞEN ve Doç. Dr. Ali YAMAN Katıldı.

Fotoğraflar için buraya tıklayınız.

 

 

Alevi-Bektaşi Kültür Enstitüsü heyeti Gülizar Cengiz başkanlığında hazırlamış olduğu raporun sivil toplum örgütleri ve sendikalarla tartışılması programı çerçevesinde 28 Ağustos 2013 tarihinde Türk-İş Genel sekreteri Pevril Kavlak’ı ziyaret ederek onunla, aynı gün saat 16:00 da DİSK Genel Başkanı Kani Beko başkanlığındaki DİSK ve Genel-İş yöneticilerinden oluşan heyetle, 29 Ağustos’ ta ise önce HAK-İŞ Genel Merkezinde Genel Başkan Mahmut Aslan başkanlığındaki, Genel Başkan Yardımcısı Settar Aslan ve Genel Sekreter Osman Yıldız’dan oluşan heyetle, arkasındanda, KESK Genel merkezinde Genel Başkan Lami Ögzen ve Genel Sekreter İsmail Hakkı Tombul’la rapor içeriğini konuşup onların düşüncelerini aldı. Her dört örgütün yöneticileri de konuya son derece ilgili yaklaşıp raporu dikkatle okuyacaklarını ve bu konudaki görüşlerini kısa süre içinde Enstitüye ileteceklerini belirterek, toplumda barış ve kardeşliğin oluşması için herkesin birbirinin inancına saygı göstermesi ve onu olduğu gibi kabul etmesi gerektiğini vurguladılar. HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Aslan ve KESK Genel Başkanı Lami Özgen Akil İnsanlar grubu içindeki görevleri esnasında bu konuyla ilgili yaptıkları girişimleri aktardılar.

Fotoğraflar için buraya tıklayınız.

 

Alevi Bektaşi Kültür Enstitüsü, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Ziyaret Etti.
Alevi Bektaşi Kültür Enstitüsü Başkanı Gülizar Cengiz ve Bilim Kurulu Üyeleri Prof. Dr. Alemdar Yalçın, Doç. Dr. Gıyasettin Aytaş ve Doç. Dr. Ali Yaman, Ankara Dikmen’de bulunan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Merkezi’ni ziyaret ederek, Vakıf Genel Sekreteri Sadık Özsoy’a “Alevi Bektaşilerin Sorunları ve Çözümlerine İlişkin Rapor” ile ilgili bilgi verdiler. Yaklaşık bir saat süren görüşmede Enstitü başkanı Gülizar Cengiz rapora ilişkin her türlü öneri ve görüşün beklendiğini de ifade ederek, Alevi-Bektaşilerin sorunları ile ilgili görüş alışverişinde bulunuldu.


Alevi Bektaşi Kültür Enstitüsü, Hüseyin Gazi Dergahı’nı Ziyaret Etti.
Alevi Bektaşi Kültür Enstitüsü Başkanı Gülizar Cengiz ve Bilim Kurulu Üyeleri Prof. Dr. Alemdar Yalçın, Doç. Dr. Gıyasettin Aytaş ve Doç. Dr. Ali Yaman, Ankara’da bulunan Hüseyin Gazi Dergahı’na giderek, öncelikle türbe ziyaretinde bulunuldu. Heyeti, Vakıf Başkanı Gülağ Öz ve Dergah Dedesi Cemal Mutluer karşılayarak çalışmaları hakkında bilgi verdiler. Daha sonra “Alevi Bektaşilerin Sorunları ve Çözümlerine İlişkin Rapor” üzerinde karşılıklı görüş alış verişinde bulunuldu. Ayrıca Dergah’ta Enstitü heyetine hazırlanan lokma ikram edildi.
 

 

ALEVİ-BEKTAŞİ KÜLTÜR ENSTİTÜSܒNÜN ALEVİ-BEKTAŞİLERİN SORUNLARI VE ÇÖZÜMLERİNE İLİŞKİN RAPORU


Alevi-Bektaşi Kültür Enstitüsü, Türkiye’nin önemli sorunlarının ancak doğru bilgi ve bilimsel yöntemle çözümlenebileceğinden hareketle ortaya koyduğu ve Enstitü Bilim Kurulu tarafından hazırlanan raporuyla ilgili kamuoyunu bilgilendirmeyi sürdürüyor.

Bu çerçevede 14.08.2013 tarihinde Siyasi Partiler ziyaret edilerek rapor konusunda bilgilendirildi. Alevi-Bektaşi Kültür Enstitüsü Heyeti sırasıyla BDP Eş Başkanı Gültan Kışanak, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından kabul edildi ve raporun ayrıntılarıyla ilgili bilgilendirildi.

15.08.2013 tarihinde ise Ankara Ramada Plaza’da basın mensuplarına yönelik kahvaltılı bir basın toplantısı gerçekleştirildi. Basın toplantısına Anadolu Ajansı, Cihan Haber Ajansı, CNN Türk, NTV, Samanyolu TV, Star TV, Cumhuriyet, Yurt, Aydınlık gibi yazılı ve görsel basının değerli temsilcileri katıldı.

Alevi-Bektaşi Kültür Enstitüsü Başkanı Gülizar Cengiz’in rapora ilişkin bilgilendirici konuşmasının ardından Raporun yazılma gerekçesi, yöntemi, sorunlar ve çözüm önerilerine ilişkin Enstitü Bilim Kurulu adına Prof. Dr. Alemdar Yalçın ve Doç. Dr. Ali Yaman açıklamalarda bulundular. Daha sonra gerçekleştirilen soru-cevap bölümünde ise Gülizar Cengiz, Miyase İlknur, Prof. Dr. Alemdar Yalçın, Yücel Top ve Doç. Dr. Ali Yaman çeşitli konulara ilişkin basın mensuplarının yönelttikleri soruları cevaplandırdılar. Ayrıca Enstitü tarafından yayınlanan Alevilik-Bektaşilik Araştırmaları Dergisi’nin dünyanın en seçkin üniversitelerine gönderildiği ve tanınmış bilim insanları tarafından atıfta bulunulduğu da ifade edilerek, raporun yanısıra derginin bazı nüshaları da basın mensuplarına takdim edildi.

Alevi-Bektaşi Kültür Enstitüsü Başkanı Gülizar Cengiz, raporda da görüldüğü üzere Alevi-Bektaşi toplumunun en önemli sorununun; güven eksikliği ve diyalog sorunu olduğunu, bunların ardından Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yeniden yapılanması, Din eğitimi, Cemevlerinin statüsü, Alevi-Bektaşilerin kendi kültürlerine ilişkin bilgilendirilmeleri sorununun geldiğinin altını çizdi.

Alevi-Bektaşi Kültür Enstitüsü tarafından hazırlanan ve 2013 Yılı itibariyle Türkiye’de Alevi-Bektaşi toplumunun durumu ve düşünceleri ile ilgili bilimsel araştırma raporuna ilişkin bilgilendirme amaçlı ziyaretlerin Cumhurbaşkanlığı, Kültür Bakanlığı, diğer siyasi partiler nezdinde de sürdürüleceği ifade edildi.

Fotoğraflar için buraya tıklayınız.
 

 

 

Sayın İlgili,
Alevi Bektaşi Kültür Enstitüsü, yıllardır yaptığı bilimsel araştırma ve çalışmaların birikimi ile ülkemizi ilgilendiren hassas konularda bilgi kirliliği ve gereksiz tartışmaların ortadan kaldırılmasını bilimsel ve akademik bir sorumluluk olarak görmektedir. Bu çerçevede Enstitümüz tarafından 2013 Yılı itibariyle Türkiye’de Alevi ve Bektaşi inançlı toplumun durumu ve düşünceleri ile ilgili bilimsel bir araştırma raporu hazırlanmıştır.


Konularında uzman seçkin akademisyenlerden oluşan Enstitü Bilim Kurulumuzca yıllarca süren alan araştırmaları doğrultusunda hazırlanan ve 15 Ağustos 2013 tarihinde Ankara Ramada Plaza’da gerçekleştirilen basın açıklamasıyla kamuoyuna duyurulan ALEVİ-BEKTAŞİLERİN SORUNLARI VE ÇÖZÜMLERİNE İLİŞKİN RAPOR ekte bilgilerinize sunulmuştur. Raporu incelemeniz ve daha sonraki çalışmalarımızda katkı sağlayacak önerilerinizi iletmenizi saygılarımızla bilgilerinize arz ederiz.

Alevi Bektaşi Kültür Enstitüsü

2013 rapor kitapçığı için buraya tıklayınız.

 

 

Basın Duyurusu;
Almanya Alevi Bektaşi Kültür Enstitüsü başkanı Gülizar CENGİZ, Sayın Kültür Bakanı Ömer ÇELİK´in talebi üzerine, T.C. Köln Başkonsolosu Mustafa Kemla Basa`nın aracılığı ile Düsseldorf`ta bir saat süren bir görüşme gerçekleştirmiştir. Sayın Kültür Bakanı, bir bilimsel araştırma merkezi olarak Enstitümüzün Alevilik ve Bektaşilik araştırmaları ile ilglili görüşlerini sormuş, sayın CENGİZ, Enstitünün yaptığı bilimsel çalışmalarla ilgili bilgi vermiştir.
Enstitümüz, Alevilik ve Bektaşilikle ilgili temel sorunlar üzerine iki yıldır bir bilimsel araştırma yapmaktadır. Tamamlanmak üzere olan bu araştırma raporu kamu oyuna duyurulacaktır. Bu bilgi sayın bakanla paylaşılmıştır.
Sayın Gülizar Cengiz, Alevi Bektaşi Kültür Enstitüsü adına, bu görüşme sonucunda gelen yoğun talep ve sorular üzerine bu açıklamayı yapma gereği duymuştur.
Değerli basın mensuplarımız ve kamu oyuna saygıyla duyurulur.




Alevi-Bektaşi Kültür Enstitümüzün 12.05.2013 tarihinde düzenlediği 7. geleneksel "Hıdırellez“ etkinliği Türkiyeden ve Avrupa'nın çeşitli ülkelerinden gelen çok sayıda misafirlerin katılımı ile kutlanmıştır.

Alevi-Bektaşi Kültür Enstitüsü Yönetim Kurulu adına sayın Gülizar Cengiz ve bölgemizin Belediye Başkanı sayın Karl-Josef Hühner`in yanı sıra Köln Başkonsolosu sayın Mustafa Kemal Basa ve eşleri sayın Vildan Basa hanımefendi, Mainz Başkonsolosu sayın Aslan Alper Yüksel, Waldbreitbach Belediye Başkanı sayın Werner Grüber adına sayın Roswitha Schulte, Bad Hönningen Belediye Başkanı sayın Guido Job, DITIB´den sayın Yılmaz Yıldız, Nuseyriler adına sayın Alaaddin Ay, Azerbaycan` dan sayın Dr. Nurlana GASIMLI, Afganistan adına sayın Yrd. Doç. Dr. Abdullah Mohammadi, Bulgaristan Bektaşileri adına sayın Halil Ibrahim Boz, Franziskaner adına sayın Gerlinda-Maria Gard, Türkiye'den gelen, Alevi–Bektaşi camia’sından, sayın Mehmet Temren (Adni Halife Baba), Mehmet Demirtaş Dede, Cumhuriyet Gazetesi yazarlarından Miyase İlknur, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği adına sayın Haydar Şahin, Cem Vakfı adına sayın Ayhan Aydın, Alevilik- Bektaşilik Araştırmaları Dergisi Yayın Kurulu adına sayın Prof. Dr. Alemdar Yalçın, Gazi Üniversitesi adına sayın Doç. Dr. Gıyasettin Aytaş, Alevilik- Bektaşilik Araştırmaları Dergisi Bilim Kurulu Adına sayın Prof. Dr. Belkıs Temren (Menemencioğlu), bu yılkı etkinliğimizi katılımlarıyla veya selamlama konuşmalarıyla bizleri onurlandırdılar. Ayrıca Heidelberg Üniversitesinden sayın Dr. Robert Langner, yine Türkiye`den Üniversite hocaları sayın Prof. Dr. Ahmet Taşğın, Prof. Dr. Hasan Onat ve eşleri sayın Nurten Onat hanımefendi, Prof. Dr. Ali Sinan Bilgili, Yrd. Doç. Dr. Kemalettin Deniz, Prof. Dr. Necati Demir, Doç Dr. Ali Yaman, Avrupa'dan bir çok yazarlar ve sanatçılar, bu yılkı etkinliğimizi katılımlarıyla destekleyerek bizleri onurlandırdılar.

Törenimiz 12 Mayıs Pazar sabahı saat 11.00`de çeşme başında ``su salımı töreni`` ile başladı. Selamlama konuşmalarının ardından Dr. Gani Pekşen , Sebahat Akkiraz, Mustafa Özarslan, Aşık Fedai , Aşık Sefai, Seda Aydın deyişleriyle, nefesleriyle ve türküleriyle dinleyenlere ziyafet çektiler. Saat 2`de kara kazan meydana geldi, lokmalar meydana geldi ve Kudsi Baba (Yücel Top) ile birlikte Gülbanglar okundu. Mehmet Demirtaş Dede, Frankfurt Semah ekibi ile birlikte, Fauka Efendi ve Ayşe Hanım ise Mevlevi Semahı ile bizlere unutulmayacak çok değerli dakikalar yaşattı.

Bu yılki Hıdırellez şöleninde sayın Miyase Ilknur, yumurta yarışı, ip atlama, ip çekme vs. gibi çeşitli oyunlarla katılımcılara keyifli saatler yaşattı. Şölenimize katılabilen tüm canların sevinci, coşkusu ve gönül sıcaklığı dışarıdaki soğuk ve yağmurlu havayı tam bir bahar havasına çevirdi.

Kara kazanda pişen pilav, Kurban eti ve misafirlerimizin beraberinde getirdikleri Lokmalar Dedeler, Babalar tarafından dualandıktan sonra misafirlere sunuldu. Munzur Davul zurna ekibi eşliğinde halaylar çekerek saat 18.00´de sonlanan törenimize katılan tüm canlara şükranlarımızı sunarız. El birliği ile, gönül birliği ile bu yılda Hıdırellezde kurbanımızı, ekmeğimizi , suyumuzu, tuzumuzu, kısacası insanlığımızı paylaşmayı bizlere nasip eylediği için yüce Allaha şükürler olsun. Gelecek yılki Hıdırellezde buluşmak dileği ile Aşk ile ve Muhabbet ile kalın.

Alevi Bektaşi Kültür Enstitüsü
Yönetim Kurulu Adına

Gülizar CENGİZ

Fotoğraflar için buraya tıklayınız.


 

Değerli Canlar,

Hıdırellez Anadolu, Orta Asya, Mezopotamya ve Balkanlarda bolluğu ve bereketi simgeleyen bahar bayramı olarak kutlanır. İnsanoğlunun ölümsüzlüğü ve yaratılışın sırrını bilme arzusu çağlar boyunca devam etmiştir. Alevi Bektaşi inancında ölümsüzlüğün sırrına ermiş iki bilge insan, Hızır ile İlyas`ın buluştuğu tarih olan 6 Mayıs ilkyaz bayramı olarak kutladığımız kutsal günlerimiz arasındadır.

Bu yılda sevinçleri ve güzellikleri birlikte paylaşmak, sevgi, kardeşlik ve barışın egemenliğini oluşturmak bilinci ile, 12 Mayıs 2013`de düzenlediğimiz, bolluğun ve bereketin gerçekleşmesini umduğumuz Hıdırellez etkinliklerimize teşriflerinizden onur duyacağımızı iletir, saygılarımızı sunarız.


Gülizar CENGİZ
Alevi-Bektaşi Kültür Enstitüsü Yönetim Kurulu Adına

Karl Josef HÜHNER Belediye Başkanı
Hausen (Wied)

YER:
Malberg 1 Hausen (Wied)
53547 ALMANYA

TARİH VE SAAT:
12 Mayıs 2013 Pazar
12.00-17.00 arası

PROGRAM:
- Açılış ve Selamlama Konuşmaları
- Semahlar
- Deyişler ve Nefesler
- Hıdırellez Lokması
- Çeşitli Etkinlikler
 

 

Değerli Canlar,
Dergimizin yedinci sayısını takdirinize sunuyoruz. Dergimizle ilgili her türlü eleştiri ve önerilerinize açık olduğumuzu bildirir, katkılarınızı bekler, saygılar sunarız.

Alevi-Bektasi Kültür Enstitüsü adına
Gülizar Cengiz


 

23.03.2013 tarihinde Enstitümüzün düzenlediği Nevruz Sofrasına çeşitli yörelerden lokmaları ile birlikte gelen çok sayıda mihmanın katılımı ile, bu yılki Nevruzu, mevsimin soğukluğuna rağmen sıcak bir hava içinde kutladık. Köln Başkonsolosu Sayın Mustafa Kemal Basa Bey, eşleri Sayın Vildan hanımefendi ile birlikte Nevruz Soframıza katılarak bizleri onurlandırdılar.

Nevruz Erkanı düzeni ile hazırlanan sofrada Kutsi Babaerenler hizmetleri gördü. Nevruz ile ilgili tarihsel, kültürel ve inanaçsal açıdan açıklamalarda bulundu.

Araştırmacı-Yazar Ali Duran Gülçiçek`de Nevruz ile ilgili birçok bilgiyi soframızda paylaştı. Aşık Fedai Can, Ömer Can ve Seda Can da müzikal olarak soframızı şenlendirdiler.

Daha sonra Balım Sultan Erkanı üzeri kaşıklar yağlanarak (hazırlanan Nevruz çorbası ile kaşıklar dualandı) gelen her aileye bolluk ve bereket getirmesi dileği ile lokma olarak birer kaşık ve Nevruzun simgesi olan ``Sümbül`` sunuldu.

Can sağlığı, gönül birliği içinde lokmaların, duaların, dileklerin paylaşıldığı daha nice Nevruzlara erişmek dileği ile cümlenin Nevruz Bayramı kutlu olsun.

Aşk-u Muhabbetlerimizle
Alevi Bektaşi Kültür Enstitüsü
Yönetim Kurulu Adına

Gülizar Cengiz

Fotoğraflar için buraya tıklayınız.

 




Alevi Bektaşi inancında Hz. Ali´nin doğumgünü; yeni bir yılın başlangıcı olarak kutlanan 21 Mart Nevruz Bayramı vesilesi ile, sizleri 23 Mart 2013 tarihinde, Cumartesi günü saat 12.00 de, Malberg 1 adresindeki Nevruz soframıza davet ediyoruz.

Aşk-u muhabbetlerimizle
Alevi Bektaşi Kültür Enstitüsü
Yönetim Kurulu Adına

Gülizar CENGİZ

 



Alevi-Bektaşi inancinda Hz. Ali‘nin doğumgünü; yeni bir yılın da başlangıcı olarak kutlanan 21.Mart Nevruz bayramının tüm insanlığa hoşgörü ve barış getirmesini dileriz.
Alevi-Bektasi Kültür Enstitüsü
Yönetim Kurulu Adina
Gülizar Cengiz


 

 

Zakirliğini Aşık Fedai`nin, dedeliğini Haydar Soylu`nun yaptığı Hızır cemimiz Yücel baba erenlerinde katılımı ile 24.02.2013 Pazar günü Enstitümüzde gerçekleşmiştir. Türkiye'den de aramızda mihman olarak bulunan sayın Prof. Dr. Ahmet TAŞĞIN hocamızın cemimizde ve meclisimizde olması bizleri mutlu etmiştir. Cem öncesi hızır için bir kurban tığlandı ve lokmaları ile birlikte gelen mihmanlarla Hızır Cemi sonrası kurulan soframızda lokmalar, dualar ve dilekler paylaşıldı.  Bu senede tutulan Hızır orucunun Hak yolunda kabul olmasını, bolluk ve berekete vesile olmasını dileriz. Can sağlığı gönül birliği içinde daha nice hızırlara erişmek dileği ile
Aşk u muhabbetlermizi sunarız.


Alevi Bektaşi Kültür Enstitüsü
Yönetim kurulu Adına

Gülizar Cengiz

Fotoğraflar için buraya tıklayınız.

 

HIZIR ORUCU ve HIZIR CEMİ

Alevi -Bektaşi inancında Hızır olgusu önemli bir yer tutar ve günlük hayatımızda sürekli kullandığımız sözcüklerin başında yer alır.

Hızırın uğradığı yerlere, bolluk ve bereket getirdiğine, dertlere derman, hastalara şifa olduğuna ve aynı zamanda uğurun ve kısmetın sembolü olduğuna inanılır.

Bu yüzden, darda kalanlar, "yetiş ya Hızır" derler.

Hızır ayında üç gün oruç tutulur (bu sene 13-15 Şubat 2013), Hızır kurbanı kesilir ve Hızır Cemi yürütülür.

24 Şubat 2013 saat 13.00'te dergahımızda ki Hızır Sofrasına ve Hızır Cemine her zaman olduğu gibi dergahımızın kapısı tüm canlara açıktır.

Aşk-u muhabbetlerimizle

Alevi-Bektaşi Kültür Enstitüsü Yönetim Kurulu Adına
Gülizar Cengiz



Eskiyen yıllarla eskimeyen, yeni gelen her yılla yenilenen yolumuzun insanlığa tuttuğu aydınlıktan hep birlikte daha nice yıllar nasiplenmek dileği ile...

Alevi-Bektaşi Kültür Enstitüsü adına
Gülizar Cengiz

Wir wünschen unseren Freunden ein gutes, gesundes und glückliches neues Jahr.

Im Namen des Alevitisch-Bektaschitischen Kulturinstituts
Gülizar Cengiz

 

Enstitümüzde 25.11.2012 Pazar günü saat 13.30 da, Aşure soframızdan ( Fatma Ana Sofrası) önce Kutsi Baba tarafından, uzak ve yakın çevrelerden gelen mihman canlarımızın katılımı ile birlikte dualar ve gülbanglar eşliğinde Aşure Erkanı yürütüldü. Aşık Fedai ve Mustafa Aydın Canın müsikalleri eşliğinde Kerbela ile ilgili nefesler ve mersiyeler okundu.

Aşure erkanı akabinde Aşure Sofrası (Fatma Ana Sofrası) açıldı. Sofrada yine Aşure ve Kerbela üzerine muhabbet yürütüldü. Aramızda misafir olarak bulunan Nuseyrilerin Şeyhi tarafindan Kuran-ı Kerim okundu.
Misafirlerimiz mihmanlar tarafından gelen ve Enstitümüzde ki canlar tarafından hazırlanan lokmalar, kurban ve Aşure Çorbamız barış, kardeşlik ve huzur içinde cümle canlarla birlikte paylaşıldı.

Alevi-Bektaşi inancında, “Muharrem matemi” nin sonu olarak adlandırılan Aşure soframız da, değerli misafirlerimiz ve canlarımızla beraber, bu yıl ki matemin iyiliklere vesile olması umudu ile “Kerbela acısı”nı hüzünle andık ve idrak eyledik.

Alevi Bektaşi Kültür Enstitüsü Adına
Gülizar CENGÌZ

Fotoğraflar için buraya tıklayınız.

 

"14 Kasım 2011,Muharremin 1. gününden itibaren, 12 gün boyunca her gün saat 17.00 ile 19.00 arasında birlikte olacağımız Muharrem Sofralarımızla, dergahımızın kapıları bütün değerli canlarımıza açıktır."

 

MUHARREM VE AŞURE

Bir insan ömrü sadece mutluluk veren olaylarla bezenemediği gibi insanlık tarihi de sadece mutluluk veren olaylara sahne olmamıştır. Acı veren ve hüzünle andığımız birçok olayı bir ömürde yaşarken, insanlık tarihi de acılara neden olmuş hüzünle andığımız birçok olayı tarih sayfalarına nakşetmiştir.

Nasıl ki hayatımızdaki hüzünlü ve acı veren olaylardan ders çıkarıp ileriki yaşantımızda bu tür olayların tekrarlanmasından kaçısınıyorsak, insanlığın da tarihteki acılara neden olmuş, hüzünle hatırlanan olaylardan ders çıkarması ve tekrarlarından kaçınması beklenir. İşte, özellikle Alevi-Bektaşi inancında, kısaca “Muharrem” olarak adlandırdırılan ve özünde “Kerbela acısı”nı barındıran olay da ders çıkarılıp, tekrarından kaçınılması beklenen tarihsel bir olgudur. Kerbela acısının her yıldönümünde bu olay hüzünle anılır, çıkarılacak ders çağdaş yorumuyla tazelenir ve bir daha böyle acı olayların yaşanmaması temenni edilir.

Muharrem’in ya da Kerbela Acısı’nın temel mesajı “zalime, zulme, insafsızlığa, hoşgörüsüzlüğe, kötülüğe karşı direnmektir”. Alevi-Bektaşi geleneklerindeki deyişle “ZALİMİN ZULMÜNE DUR DEMEKTİR.” Çünkü, “zalimin zulmune dur dememek, mazluma eziyettir”. Kerbela olayı bu anlayışın simgesi haline gelmiştir. Her yıl yapılan Muharrem Törenleri ile tüm dünyadaki zalimler kınanır, zulüm görenlerin kurtulması dilenir. Dünyanın acıların azaldığı, hüzünlerin yerini sevinçlerin aldığı, mutlu insanların kardeşçe yaşadığı bir “cennet”e dönmesi temel dilektir.

Kerbela, 680 yılında yaşanıp bitmiş bir olay değildir. Bir simgedir. Acının, zulmün simgesidir. Bu olayın baş aktörleri olarak Yezid “zalimlerin” simgesi, İmam Hüseyin ise “mazlum”ların simgesi haline gelmiştir. Elbette yaşamda iyiler ve kötüler, sevinçler ve acılar olacaktır. Ancak yaşanan acılardan ders çıkarmak ve yaşamdaki acıları azaltmak, kötüleri mümkün olduğunca iyiye çevirmek yaşadığmız dünyamızı güzelleştirecektir. Muharrem matemininde her yıl yaşanmasının amacı budur. Acıları hatırlamak, ders çıkarmak ve başka acıların yaşanmasını mümkün olduğunca engellemek, dünyamızı daha güzel daha mutlu bir yer haline getirebilmektir.

Günümüzde malesef dünyanın çeşitli yerlerinde birçok acı yaşanmaya ve yeni mazlumlar oluşmaya devam etmektedir. Tarihten ne kadar ders aldık bilinmez ama bizler, yılmadan, usanmadan her yıl olduğu gibi bu yıl da Muharrem törenlerimizi hüzünle gerçekleştirirken zalimlerin zulmunü durdurabilmek ve kötülüklere iyiliklerin üstün gelmesini yürekten istediğimizi tüm gücümüzle duyurmaya gayret edeceğiz.

Dünyamızda sevinçlerin ve mutlulukların arttığı, kardeşliğin ve hoşgörünün egemen olduğu, iyiliklerin kötülükleri yendiği, hizmetin hükmetmeye üstün görüldüğü, huzurun egemen olduğu ve aşure tadında birleşildiği günlerin özlemiyle Kerbela şehitlerini anıyor ve bu yılki Muharrem mateminin iyiliklere vesile olmasını diliyor, sizleri 25.11.2012 tarihinde, saat 13.30 da, Aşure Erkanımıza ve soframıza davet ediyoruz

Aşk-u muhabbetlerimizle
Alevi- Bektaşi Kültür Enstitüsü
Yönetim Kurulu Adına
Gülizar Cengiz

 

Enstitümüzde 27 Ekim 2012 tarihinde siz değerli canlarımız ile birlikte, Bayram Soframızda dostluğu, sevgiyi, ve lokmalarımızı paylaştık. Bayramlar, dargınlıkların unutulduğu, insanların barıştığı, kardeşçe kucaklaştığı günlerdir. Bu vesile ile sevgi dolu ve huzurlu nice bayramlar geçirmeyi diliyoruz.

Alevi-Bektaşi Kültür Enstitüsü
Yönetim Kurulu Adına

Gülizar CENGÌZ

Fotoğraflar için buraya tıklayınız.

 

Kurban Bayramının yüreklerimize sevgi, şefkat, anlayış ve huzur getirmesini; kardeşlik duygusunun üzerimizden eksik olmamasını dileriz.

Gülizar Cengiz
Alevi-Bektaşi Kültür Enstitüsü Yönetim Kurulu adına


Wir wünschen uns, dass das Opferfest ein Anlass dazu wird, die Liebe, das Verständnis und die Brüderlichkeit unter den Menschen zu stärken.

Gülizar Cengiz
Im Namen ders Vorstands des Alevitisch-Bektaschitischen Kulturinstituts

 

Değerli Canlar,
Dergimizin altıncı sayısını 30 Eylül 2012 tarihii itibari ile takdirinize sunuyoruz. Dergimizle ilgili her türlü eleştiri ve önerilerinize açık olduğumuzu bildirir, katkılarınızı bekler, saygılar sunarız.

Alevi-Bektasi Kültür Enstitüsü adına
Gülizar Cengiz
 

 

Bayramlar, küskünlerin barıştığı,sevenlerin bir araya geldiği rahmet, sevgi ve şefkat dolu günlerdir. Ülkemizin üzerinde bulunduğu coğrafyada hüküm süren sıcak siyasi hava, ülkemiz üzerindeki düşmanlık ve savaş bulutları,yerini inşallah bayramın getirdiği serin bir siyasi havaya , dostluk ve barış yüklü beyaz bulutlara bırakır ve rahmete dönüşür. Bu düşünce ve dileklerle, bu bilinç ve idrak ile Ramazan bayramının cümle insanlığa hayırlı ve uğurlu gelmesini diliyoruz. Cümlenin bayramı kutlu olsun.

Alevi Bektasi Kültür Enstitüsü Yönetim Kurulu Adına
Güllizar Cengiz

 

KAMU OYUNA ZORUNLU AÇIKLAMA

Enstitümüze ve sayın Gülizar Cengiz`e Almanya`da ve Türkiye`de yöneltilen sorular üzerine bu açıklamayı yapmak zorunlu olmuştur.
Bilgilerinize sunarız.

1) Sayın Faysal İlhan’ın çeşitli nedenlerden gerek duyularak 25.03.2012 tarihinde erkan gereği mürşidi tarafından tart edilmesi ve babalık icazetnamesinin iptali , Bektaşilik ile ilişkisinin sonlandırılması (düşkün ilan edilmesi) nedeniyle Enstitümüz ve Dergahımız ile o tarihten bu yana hiçbir bağlantısı kalmamıştır.

Bu nedenle Almanya´nın Köln şehrinde, 10 Kasım 2013 tarihinde Park Inn Köln City West Otelde yapılan Muharrem Sofrası ile bizim Enstitü veya Dergah olarak ya da üyelerimizden herhangi birinin katılımcı olması şeklinde bir ilişkimiz yoktur.

2 ) Sayın Osman Eğri’yi bir bilim insanı olarak ismen bilmemize, çalışmalarını takip etmemize rağmen, kendisinin Enstitümüz ve Dergahımız ile bir bağı ve şahsen bir tanışıklığı bulunmamaktadır.

3) Tarafımıza sıkça yöneltilen bir soru olduğu için bir konuya daha açıklık getirmek isteriz. Söz konusu toplantı ile hiçbir bağımız olmadığı gibi bu toplantının kimler tarafından düzenlendiği ve giderlerinin kimler tarafından ve nasıl karşılandığı konusunda da bilgimiz yoktur.

Kamu oyuna saygıyla duyurulur.

Alevi-Bektaşi Kültür Enstitüsü
Yönetim Kurulu


 

Enstitümüzde 19 Ekim 2013 tarihinde siz değerli canlarımız ile birlikte, Bayram Soframızda dostluğu, sevgiyi, ve lokmalarımızı paylaştık. Bayramlar, küskünlerin barıştığı, sevenlerin bir araya geldiği rahmet, sevgi ve şefkat dolu günlerdir. Bu düşünce ve dileklerle, bu bilinç ve idrak ile, sevgi dolu ve huzurlu nice bayramlar geçirmeyi diliyoruz.

Alevi-Bektaşi Kültür Enstitüsü
Yönetim Kurulu Adına

Gülizar CENGÌZ



Wir haben am 19. Oktober 2013 in unserem Institut mit Ihnen als unsere geschätzten Schwestern und Brüdern die Freundschaft, die Liebe und das gemeinsame Mahl an unserer Festtafel geteilt. Festtage sind Tage der Barmherzigkeit, der Liebe und der Güte, an denen die Feindschaften begraben werden und diejenigen, die aneinander lieben, zusammen kommen.

Geprägt von diesen Gedanken und Wünschen, von diesem Bewusstsein und von dieser Wahrnehmung wünschen wir uns allen noch viele Festtage, die wir in Liebe und Behaglichkeit verbringen.

Alevitisch-Bektaschitisches Kulturinstitut
Im Namen des Vorstads

Gülizar CENGİZ



Alevi Bektaşi Kültür Enstitüsü Bilim Kurulu, Alevi Bektaşilerin sorunlarını görüşmek amacıyla Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah GÜL'le görüştü 26 Ağustos 2013 günü saat 15:00 de İstanbul'daki Tarabya Köşkünde gerçekleşen görüşmede önceki hafta kamuoyuna açıklanan ALEVİ-BEKTAŞİLERİN SORUNLARI VE ÇÖZÜMLERİNE İLİŞKİN RAPOR Cumhurbaşkanınada sunuldu. Yaklaşık 45 dakika süren görüşmede Alevi Bektaşi Kültür Enstitüsü Bilim Kurulu üyeleri Sayın Gülizar CENGİZ, Prof. Dr. Hasan ONAT, Doç. Dr. Gani PEKŞEN ve Doç. Dr. Ali YAMAN Katıldı.

Fotoğraflar için buraya tıklayınız.

 

Sayın İlgili,
Alevi Bektaşi Kültür Enstitüsü, yıllardır yaptığı bilimsel araştırma ve çalışmaların birikimi ile ülkemizi ilgilendiren hassas konularda bilgi kirliliği ve gereksiz tartışmaların ortadan kaldırılmasını bilimsel ve akademik bir sorumluluk olarak görmektedir. Bu çerçevede Enstitümüz tarafından 2013 Yılı itibariyle Türkiye’de Alevi ve Bektaşi inançlı toplumun durumu ve düşünceleri ile ilgili bilimsel bir araştırma raporu hazırlanmıştır.

Konularında uzman seçkin akademisyenlerden oluşan Enstitü Bilim Kurulumuzca yıllarca süren alan araştırmaları doğrultusunda hazırlanan ve 15 Ağustos 2013 tarihinde Ankara Ramada Plaza’da gerçekleştirilen basın açıklamasıyla kamuoyuna duyurulan ALEVİ-BEKTAŞİLERİN SORUNLARI VE ÇÖZÜMLERİNE İLİŞKİN RAPOR ekte bilgilerinize sunulmuştur. Raporu incelemeniz ve daha sonraki çalışmalarımızda katkı sağlayacak önerilerinizi iletmenizi saygılarımızla bilgilerinize arz ederiz.

Alevi Bektaşi Kültür Enstitüsü

2013 rapor kitapçığı için buraya tıklayınız.

ALEVİ-BEKTAŞİ KÜLTÜR ENSTİTÜSܒNÜN
ALEVİ-BEKTAŞİLERİN SORUNLARI VE ÇÖZÜMLERİNE İLİŞKİN RAPORU


Alevi-Bektaşi Kültür Enstitüsü, Türkiye’nin önemli sorunlarının ancak doğru bilgi ve bilimsel yöntemle çözümlenebileceğinden hareketle ortaya koyduğu ve Enstitü Bilim Kurulu tarafından hazırlanan raporuyla ilgili kamuoyunu bilgilendirmeyi sürdürüyor.

Bu çerçevede 14.08.2013 tarihinde Siyasi Partiler ziyaret edilerek rapor konusunda bilgilendirildi. Alevi-Bektaşi Kültür Enstitüsü Heyeti sırasıyla BDP Eş Başkanı Gültan Kışanak, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından kabul edildi ve raporun ayrıntılarıyla ilgili bilgilendirildi.

15.08.1023 tarihinde ise Ankara Ramada Plaza’da basın mensuplarına yönelik kahvaltılı bir basın toplantısı gerçekleştirildi. Basın toplantısına Anadolu Ajansı, Cihan Haber Ajansı, CNN Türk, Samanyolu TV, NTV, Samanyolu TV, Star TV, Cumhuriyet, Yurt, Aydınlık gibi yazılı ve görsel basının değerli temsilcileri katıldı.

Alevi-Bektaşi Kültür Enstitüsü Başkanı Gülizar Cengiz’in rapora ilişkin bilgilendirici konuşmasının ardından Raporun yazılma gerekçesi, yöntemi, sorunlar ve çözüm önerilerine ilişkin Enstitü Bilim Kurulu adına Prof. Dr. Alemdar Yalçın ve Doç. Dr. Ali Yaman açıklamalarda bulundular. Daha sonra gerçekleştirilen soru-cevap bölümünde ise Gülizar Cengiz, Miyase İlknur, Prof. Dr. Alemdar Yalçın, Yücel Top ve Doç. Dr. Ali Yaman çeşitli konulara ilişkin basın mensuplarının yönelttikleri soruları cevaplandırdılar. Ayrıca Enstitü tarafından yayınlanan Alevilik-Bektaşilik Araştırmaları Dergisi’nin dünyanın en seçkin üniversitelerine gönderildiği ve tanınmış bilim insanları tarafından atıfta bulunulduğu da ifade edilerek, raporun yanısıra derginin bazı nüshaları da basın mensuplarına takdim edildi.

Alevi-Bektaşi Kültür Enstitüsü Başkanı Gülizar Cengiz, raporda da görüldüğü üzere Alevi-Bektaşi toplumunun en önemli sorununun; güven eksikliği ve diyalog sorunu olduğunu, bunların ardından Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yeniden yapılanması, Din eğitimi, Cemevlerinin statüsü, Alevi-Bektaşilerin kendi kültürlerine ilişkin bilgilendirilmeleri sorununun geldiğinin altını çizdi.

Alevi-Bektaşi Kültür Enstitüsü tarafından hazırlanan ve 2013 Yılı itibariyle Türkiye’de Alevi-Bektaşi toplumunun durumu ve düşünceleri ile ilgili bilimsel araştırma raporuna ilişkin bilgilendirme amaçlı ziyaretlerin Cumhurbaşkanlığı, Kültür Bakanlığı, diğer siyasi partiler nezdinde de sürdürüleceği ifade edildi.

Fotoğraflar için buraya tıklayınız.

Basın Duyurusu;
Almanya Alevi Bektaşi Kültür Enstitüsü başkanı Gülizar CENGİZ, Sayın Kültür Bakanı Ömer ÇELİK´in talebi üzerine, T.C. Köln Başkonsolosu Mustafa Kemla Basa`nın aracılığı ile Düsseldorf`ta bir saat süren bir görüşme gerçekleştirmiştir. Sayın Kültür Bakanı, bir bilimsel araştırma merkezi olarak Enstitümüzün Alevilik ve Bektaşilik araştırmaları ile ilglili görüşlerini sormuş, sayın CENGİZ, Enstitünün yaptığı bilimsel çalışmalarla ilgili bilgi vermiştir.
Enstitümüz, Alevilik ve Bektaşilikle ilgili temel sorunlar üzerine iki yıldır bir bilimsel araştırma yapmaktadır. Tamamlanmak üzere olan bu araştırma raporu kamu oyuna duyurulacaktır. Bu bilgi sayın bakanla paylaşılmıştır.
Sayın Gülizar Cengiz, Alevi Bektaşi Kültür Enstitüsü adına, bu görüşme sonucunda gelen yoğun talep ve sorular üzerine bu açıklamayı yapma gereği duymuştur.
Değerli basın mensuplarımız ve kamu oyuna saygıyla duyurulur.

Alevi-Bektaşi Kültür Enstitümüzün 12.05.2013 tarihinde düzenlediği 7. geleneksel "Hıdırellez“ etkinliği Türkiyeden ve Avrupa'nın çeşitli ülkelerinden gelen çok sayıda misafirlerin katılımı ile kutlanmıştır.

Alevi-Bektaşi Kültür Enstitüsü Yönetim Kurulu adına sayın Gülizar Cengiz ve bölgemizin Belediye Başkanı sayın Karl-Josef Hühner`in yanı sıra Köln Başkonsolosu sayın Mustafa Kemal Basa ve eşleri sayın Vildan Basa hanımefendi, Mainz Başkonsolosu sayın Aslan Alper Yüksel, Waldbreitbach Belediye Başkanı sayın Werner Grüber adına sayın Roswitha Schulte, Bad Hönningen Belediye Başkanı sayın Guido Job, DITIB´den sayın Yılmaz Yıldız, Nuseyriler adına sayın Alaaddin Ay, Azerbaycan` dan sayın Dr. Nurlana GASIMLI, Afganistan adına sayın Yrd. Doç. Dr. Abdullah Mohammadi, Bulgaristan Bektaşileri adına sayın Halil Ibrahim Boz, Franziskaner adına sayın Gerlinda-Maria Gard, Türkiye'den gelen, Alevi–Bektaşi camia’sından, sayın Mehmet Temren (Adni Halife Baba), Mehmet Demirtaş Dede, Cumhuriyet Gazetesi yazarlarından Miyase İlknur, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği adına sayın Haydar Şahin, Cem Vakfı adına sayın Ayhan Aydın, Alevilik- Bektaşilik Araştırmaları Dergisi Yayın Kurulu adına sayın Prof. Dr. Alemdar Yalçın, Gazi Üniversitesi adına sayın Doç. Dr. Gıyasettin Aytaş, Alevilik- Bektaşilik Araştırmaları Dergisi Bilim Kurulu Adına sayın Prof. Dr. Belkıs Temren (Menemencioğlu), bu yılkı etkinliğimizi katılımlarıyla veya selamlama konuşmalarıyla bizleri onurlandırdılar. Ayrıca Heidelberg Üniversitesinden sayın Dr. Robert Langner, yine Türkiye`den Üniversite hocaları sayın Prof. Dr. Ahmet Taşğın, Prof. Dr. Hasan Onat ve eşleri sayın Nurten Onat hanımefendi, Prof. Dr. Ali Sinan Bilgili, Yrd. Doç. Dr. Kemalettin Deniz, Prof. Dr. Necati Demir, Doç Dr. Ali Yaman, Avrupa'dan bir çok yazarlar ve sanatçılar, bu yılkı etkinliğimizi katılımlarıyla destekleyerek bizleri onurlandırdılar.

Törenimiz 12 Mayıs Pazar sabahı saat 11.00`de çeşme başında ``su salımı töreni`` ile başladı. Selamlama konuşmalarının ardından Dr. Gani Pekşen , Sebahat Akkiraz, Mustafa Özarslan, Aşık Fedai , Aşık Sefai, Seda Aydın deyişleriyle, nefesleriyle ve türküleriyle dinleyenlere ziyafet çektiler. Saat 2`de kara kazan meydana geldi, lokmalar meydana geldi ve Kudsi Baba (Yücel Top) ile birlikte Gülbanglar okundu. Mehmet Demirtaş Dede, Frankfurt Semah ekibi ile birlikte, Fauka Efendi ve Ayşe Hanım ise Mevlevi Semahı ile bizlere unutulmayacak çok değerli dakikalar yaşattı.

Bu yılki Hıdırellez şöleninde sayın Miyase Ilknur, yumurta yarışı, ip atlama, ip çekme vs. gibi çeşitli oyunlarla katılımcılara keyifli saatler yaşattı. Şölenimize katılabilen tüm canların sevinci, coşkusu ve gönül sıcaklığı dışarıdaki soğuk ve yağmurlu havayı tam bir bahar havasına çevirdi.

Kara kazanda pişen pilav, Kurban eti ve misafirlerimizin beraberinde getirdikleri Lokmalar Dedeler, Babalar tarafından dualandıktan sonra misafirlere sunuldu. Munzur Davul zurna ekibi eşliğinde halaylar çekerek saat 18.00´de sonlanan törenimize katılan tüm canlara şükranlarımızı sunarız. El birliği ile, gönül birliği ile bu yılda Hıdırellezde kurbanımızı, ekmeğimizi , suyumuzu, tuzumuzu, kısacası insanlığımızı paylaşmayı bizlere nasip eylediği için yüce Allaha şükürler olsun. Gelecek yılki Hıdırellezde buluşmak dileği ile Aşk ile ve Muhabbet ile kalın.

Alevi Bektaşi Kültür Enstitüsü
Yönetim Kurulu Adına

Gülizar CENGİZ

Fotoğraflar için buraya tıklayınız.

Değerli Canlar,

Hıdırellez Anadolu, Orta Asya, Mezopotamya ve Balkanlarda bolluğu ve bereketi simgeleyen bahar bayramı olarak kutlanır. İnsanoğlunun ölümsüzlüğü ve yaratılışın sırrını bilme arzusu çağlar boyunca devam etmiştir. Alevi Bektaşi inancında ölümsüzlüğün sırrına ermiş iki bilge insan, Hızır ile İlyas`ın buluştuğu tarih olan 6 Mayıs ilkyaz bayramı olarak kutladığımız kutsal günlerimiz arasındadır.

Bu yılda sevinçleri ve güzellikleri birlikte paylaşmak, sevgi, kardeşlik ve barışın egemenliğini oluşturmak bilinci ile, 12 Mayıs 2013`de düzenlediğimiz, bolluğun ve bereketin gerçekleşmesini umduğumuz Hıdırellez etkinliklerimize teşriflerinizden onur duyacağımızı iletir, saygılarımızı sunarız.


Gülizar CENGİZ
Alevi-Bektaşi Kültür Enstitüsü Yönetim Kurulu Adına

Karl Josef HÜHNER Belediye Başkanı
Hausen (Wied)

YER:
Malberg 1 Hausen (Wied)
53547 ALMANYA

TARİH VE SAAT:
12 Mayıs 2013 Pazar
12.00-17.00 arası

PROGRAM:
- Açılış ve Selamlama Konuşmaları
- Semahlar
- Deyişler ve Nefesler
- Hıdırellez Lokması
- Çeşitli Etkinlikler

Değerli Canlar,
Dergimizin yedinci sayısını takdirinize sunuyoruz. Dergimizle ilgili her türlü eleştiri ve önerilerinize açık olduğumuzu bildirir, katkılarınızı bekler, saygılar sunarız.

Alevi-Bektasi Kültür Enstitüsü adına
Gülizar Cengiz


23.03.2013 tarihinde Enstitümüzün düzenlediği Nevruz Sofrasına çeşitli yörelerden lokmaları ile birlikte gelen çok sayıda mihmanın katılımı ile, bu yılki Nevruzu, mevsimin soğukluğuna rağmen sıcak bir hava içinde kutladık. Köln Başkonsolosu Sayın Mustafa Kemal Basa Bey, eşleri Sayın Vildan hanımefendi ile birlikte Nevruz Soframıza katılarak bizleri onurlandırdılar.

Nevruz Erkanı düzeni ile hazırlanan sofrada Kutsi Babaerenler hizmetleri gördü. Nevruz ile ilgili tarihsel, kültürel ve inanaçsal açıdan açıklamalarda bulundu.

Araştırmacı-Yazar Ali Duran Gülçiçek`de Nevruz ile ilgili birçok bilgiyi soframızda paylaştı. Aşık Fedai Can, Ömer Can ve Seda Can da müzikal olarak soframızı şenlendirdiler.

Daha sonra Balım Sultan Erkanı üzeri kaşıklar yağlanarak (hazırlanan Nevruz çorbası ile kaşıklar dualandı) gelen her aileye bolluk ve bereket getirmesi dileği ile lokma olarak birer kaşık ve Nevruzun simgesi olan ``Sümbül`` sunuldu.

Can sağlığı, gönül birliği içinde lokmaların, duaların, dileklerin paylaşıldığı daha nice Nevruzlara erişmek dileği ile cümlenin Nevruz Bayramı kutlu olsun.

Aşk-u Muhabbetlerimizle
Alevi Bektaşi Kültür Enstitüsü
Yönetim Kurulu Adına

Gülizar Cengiz

Fotoğraflar için buraya tıklayınız.

Alevi-Bektaşi inancinda Hz. Ali‘nin doğumgünü; yeni bir yılın da başlangıcı olarak kutlanan 21.Mart Nevruz bayramının tüm insanlığa hoşgörü ve barış getirmesini dileriz.
Alevi-Bektasi Kültür Enstitüsü
Yönetim Kurulu Adina
Gülizar Cengiz

Zakirliğini Aşık Fedai`nin, dedeliğini Haydar Soylu`nun yaptığı Hızır cemimiz Yücel baba erenlerinde katılımı ile 24.02.2013 Pazar günü Enstitümüzde gerçekleşmiştir. Türkiye'den de aramızda mihman olarak bulunan sayın Prof. Dr. Ahmet TAŞĞIN hocamızın cemimizde ve meclisimizde olması bizleri mutlu etmiştir. Cem öncesi hızır için bir kurban tığlandı ve lokmaları ile birlikte gelen mihmanlarla Hızır Cemi sonrası kurulan soframızda lokmalar, dualar ve dilekler paylaşıldı.  Bu senede tutulan Hızır orucunun Hak yolunda kabul olmasını, bolluk ve berekete vesile olmasını dileriz. Can sağlığı gönül birliği içinde daha nice hızırlara erişmek dileği ile
Aşk u muhabbetlermizi sunarız.


Alevi Bektaşi Kültür Enstitüsü
Yönetim kurulu Adına

Gülizar Cengiz

Fotoğraflar için buraya tıklayınız.

HIZIR ORUCU ve HIZIR CEMİ

Alevi -Bektaşi inancında Hızır olgusu önemli bir yer tutar ve günlük hayatımızda sürekli kullandığımız sözcüklerin başında yer alır.

Hızırın uğradığı yerlere, bolluk ve bereket getirdiğine, dertlere derman, hastalara şifa olduğuna ve aynı zamanda uğurun ve kısmetın sembolü olduğuna inanılır.

Bu yüzden, darda kalanlar, "yetiş ya Hızır" derler.

Hızır ayında üç gün oruç tutulur (bu sene 13-15 Şubat 2013), Hızır kurbanı kesilir ve Hızır Cemi yürütülür.

24 Şubat 2013 saat 13.00 da dergahımızda ki Hızır Sofrasına ve Hızır Cemine her zaman olduğu gibi dergahımızın kapısı tüm canlara açıktır.

Aşk-u muhabbetlerimizle

Alevi-Bektaşi Kültür Enstitüsü Yönetim Kurulu Adına
Gülizar Cengiz

Eskiyen yıllarla eskimeyen, yeni gelen her yılla yenilenen yolumuzun insanlığa tuttuğu aydınlıktan hep birlikte daha nice yıllar nasiplenmek dileği ile...

Alevi-Bektaşi Kültür Enstitüsü adına
Gülizar Cengiz

Enstitümüzde 25.11.2012 Pazar günü saat 13.30 da, Aşure soframızdan ( Fatma Ana Sofrası) önce Kutsi Baba tarafından, uzak ve yakın çevrelerden gelen mihman canlarımızın katılımı ile birlikte ,dualar ve gülbanglar eşliğinde Aşure Erkanı yürütüldü. Aşık Fedai ve Mustafa Aydın Canın müsikalleri eşliğinde Kerbela ile ilgili nefesler ve mersiyeler okundu.

Aşure erkanı akabinde Aşure Sofrası (Fatma Ana Sofrası) açıldı. Sofrada yine Aşure ve Kerbela üzerine muhabbet yürütüldü. Aramızda misafir olarak bulunan Nuseyrilerin Şeyhi tarafindan Kuran-ı Kerim okundu.
Misafirlerimiz mihmanlar tarafından gelen ve Enstitümüzde ki canlar tarafından hazırlanan lokmalar, kurban ve Aşure Çorbamız barış, kardeşlik ve huzur içinde cümle canlarla birlikte paylaşıldı.

Alevi-Bektaşi inancında, “Muharrem matemi” nin sonu olarak adlandırılan Aşure soframız da, değerli misafirlerimiz ve canlarımızla beraber, bu yıl ki matemin iyiliklere vesile olması umudu ile “Kerbela acısı”nı hüzünle andık ve idrak eyledik.

Alevi Bektaşi Kültür Enstitüsü Adına
Gülizar CENGÌZ

Fotoğraflar için buraya tıklayınız.

"14 Kasım 2011,Muharremin 1. gününden itibaren, 12 gün boyunca her gün saat 17.00 ile 19.00 arasında birlikte olacağımız Muharrem Sofralarımızla, dergahımızın kapıları bütün değerli canlarımıza açıktır."
 

MUHARREM VE AŞURE

Bir insan ömrü sadece mutluluk veren olaylarla bezenemediği gibi insanlık tarihi de sadece mutluluk veren olaylara sahne olmamıştır. Acı veren ve hüzünle andığımız birçok olayı bir ömürde yaşarken, insanlık tarihi de acılara neden olmuş hüzünle andığımız birçok olayı tarih sayfalarına nakşetmiştir.

Nasıl ki hayatımızdaki hüzünlü ve acı veren olaylardan ders çıkarıp ileriki yaşantımızda bu tür olayların tekrarlanmasından kaçısınıyorsak, insanlığın da tarihteki acılara neden olmuş, hüzünle hatırlanan olaylardan ders çıkarması ve tekrarlarından kaçınması beklenir. İşte, özellikle Alevi-Bektaşi inancında, kısaca “Muharrem” olarak adlandırdırılan ve özünde “Kerbela acısı”nı barındıran olay da ders çıkarılıp, tekrarından kaçınılması beklenen tarihsel bir olgudur. Kerbela acısının her yıldönümünde bu olay hüzünle anılır, çıkarılacak ders çağdaş yorumuyla tazelenir ve bir daha böyle acı olayların yaşanmaması temenni edilir.

Muharrem’in ya da Kerbela Acısı’nın temel mesajı “zalime, zulme, insafsızlığa, hoşgörüsüzlüğe, kötülüğe karşı direnmektir”. Alevi-Bektaşi geleneklerindeki deyişle “ZALİMİN ZULMÜNE DUR DEMEKTİR.” Çünkü, “zalimin zulmune dur dememek, mazluma eziyettir”. Kerbela olayı bu anlayışın simgesi haline gelmiştir. Her yıl yapılan Muharrem Törenleri ile tüm dünyadaki zalimler kınanır, zulüm görenlerin kurtulması dilenir. Dünyanın acıların azaldığı, hüzünlerin yerini sevinçlerin aldığı, mutlu insanların kardeşçe yaşadığı bir “cennet”e dönmesi temel dilektir.

Kerbela, 680 yılında yaşanıp bitmiş bir olay değildir. Bir simgedir. Acının, zulmün simgesidir. Bu olayın baş aktörleri olarak Yezid “zalimlerin” simgesi, İmam Hüseyin ise “mazlum”ların simgesi haline gelmiştir. Elbette yaşamda iyiler ve kötüler, sevinçler ve acılar olacaktır. Ancak yaşanan acılardan ders çıkarmak ve yaşamdaki acıları azaltmak, kötüleri mümkün olduğunca iyiye çevirmek yaşadığmız dünyamızı güzelleştirecektir. Muharrem matemininde her yıl yaşanmasının amacı budur. Acıları hatırlamak, ders çıkarmak ve başka acıların yaşanmasını mümkün olduğunca engellemek, dünyamızı daha güzel daha mutlu bir yer haline getirebilmektir.

Günümüzde malesef dünyanın çeşitli yerlerinde birçok acı yaşanmaya ve yeni mazlumlar oluşmaya devam etmektedir. Tarihten ne kadar ders aldık bilinmez ama bizler, yılmadan, usanmadan her yıl olduğu gibi bu yıl da Muharrem törenlerimizi hüzünle gerçekleştirirken zalimlerin zulmunü durdurabilmek ve kötülüklere iyiliklerin üstün gelmesini yürekten istediğimizi tüm gücümüzle duyurmaya gayret edeceğiz.

Dünyamızda sevinçlerin ve mutlulukların arttığı, kardeşliğin ve hoşgörünün egemen olduğu, iyiliklerin kötülükleri yendiği, hizmetin hükmetmeye üstün görüldüğü, huzurun egemen olduğu ve aşure tadında birleşildiği günlerin özlemiyle Kerbela şehitlerini anıyor ve bu yılki Muharrem mateminin iyiliklere vesile olmasını diliyor, sizleri 25.11.2012 tarihinde, saat 13.30 da, Aşure Erkanımıza ve soframıza davet ediyoruz

Aşk-u muhabbetlerimizle
Alevi- Bektaşi Kültür Enstitüsü
Yönetim Kurulu Adına
Gülizar Cengiz

DER MONAT MUHARRAM UND DER ASCHURA-TAG

Sowie das Leben eines Menschen nicht nur von glücklichen Momenten geprägt werden kann, so war auch die Menschheitsgeschichte nicht nur Schauplatz für glückliche Ereignisse. Während wir ein ganzes Leben lang viele leidvolle Ereignisse erleben, an die man sich mit Trauer erinnert, verzeichnete auch die Menschheitsgeschichte zahlreiche leidvolle Ereignisse, die Eingang in die Geschichtsbücher gefunden haben. Ebenso wie wir aus leidvollen, traurigen Ereignissen in unserem Leben Lehren ziehen und darauf achten, dass sie sich zukünftig nicht mehr wiederholen, so ist auch von der Menschheit zu erwarten, dass sie Lehren aus historisch leidvollen Ereignissen, an die man mit Trauer zurückblickt, zieht und dafür Sorge trägt, dass sie sich nicht nochmal wiederholen. Eben aus diesem Grund bildet auch das insbesondere im alevitisch-bektaschitischen Glauben kurzum als “Muharrem” genannte und in seinem Kern vom “Leiden in Karbala” handelnde Ereignis ein historisches Thema, welches sich nicht nochmal wiederholen darf. An jedem Jahrestag des Unglücks von Karbala gedenkt man mit Trauerfeierlichkeiten an dieses Ereignis und hält die Erinnerung daran mit einer modernen Interpretation wach und wünscht sich, dass diese Art von leidvollen Erfahrungen nicht mehr vorkommen.

Die Kernbotschaft des Muharrem-Trauers handelt vom Widerstand gegen die “Tyrannen, Grausamkeit, Gewissenslosigkeit, Intoleranz und Abscheulichkeit”. Um es mit einem Ausdruck der alevitisch-bektaschitischen Tradition zu formulieren, geht es hier darum“SICH GEGEN DIE GRAUSAMKEIT DES TYRANNEN ZU ERHEBEN”. Denn “sich gegen die Grausamkeit des Tyrannen nicht zu erheben, bedeutet Unterdrückung de Schwachen”. Das Karbala-Ereignis ist – daher - zum Symbol dieser Denkart geworden. Mit den alljährlich stattfindenden Karbala-Trauerfeierlichkeiten werden alle Tyrannen der Welt verdammt und die Befreiung der Unterdrückten gefordert. Der wichtigste Wunsch ist dabei, dass sich die Welt in ein “Paradies” umwandelt und dass das Leiden weniger und der Trauer durch die Freude ersetzt wird und dass glückliche Menschen brüderlich leben.

Karbala lässt sich nicht auf ein bereits stattgefundenes und abgeschlossenes Ereignis aus dem Jahre 680 reduzieren. Karbala steht als Symbol für Trauer und Unterdrückung. Dabei charakterisiert Yezid als einer der Hauptakteure dieses Ereignisses die “Unterdrücker”, während Imam Hüseyin als Symbolfigur der “Unterdrückten” verstanden wurde. Selbstverständlich wird es im Leben sowohl Gutes und Böses als auch Freude und Leid geben. Jedoch wird unsere Welt, in der wir leben, dadurch, dass wir Lehren aus den leidvollen Erfahrungen ziehen und dazu beitragen, dass das Leiden im Leben reduziert wird und und die Bösen soweit es geht, zu den Guten bekehrt werden, noch schöner. Die Erinnerung an die Leidensgeschichten, die daraus gezogenen Lehren, sowie die Bemühung zu verhindern, dass keine weiteren Leidensgeschichten mehr entstehen, kann unsere Welt gewiss zu einem noch schöneren und glücklicheren Ort machen.

Bedauerlicherweise geschieht gegenwärtig in vielen Teilen der Welt weiter Unrecht und neue Unterdrückte kommen dazu. Wenn wir auch nicht genau wissen, wie viele Lehren die Menschheit aus der Geschichte gezogen hat, wie jedes Jahr werden wir auch dieses Jahr unsere Muharrem-Trauerfeierlichkeiten mit Kummer praktizieren und dabei ohne entmutigt und überdrüssig geworden zu sein, mit aller Kraft versuchen, die Unterdrückung der Tyrannen zu stoppen und Gehör für unseren Herzenswunsch zu finden, dass die guten Taten über die Abscheulichkeiten siegen.

In der Hoffnung und Sehnsucht nach einer Zeit in unserer Welt, in der die Menschen immer mehr Freude und Glück haben und Brüderlichkeit und Toleranz die Herrschaft übernehmen, die guten Taten über die Abscheulichkeiten siegen und dass der Dienst an der Menschheit mehr zählt als die Beherrschung der Menschen und dass überall Ruhe und Frieden herrscht und dass der Aschura-Tag die Menschen vereinen möge, gedenken wir an die Märtyrer von Karbala und hegen den Wunsch, dass die Muharram-Trauerfeierlichkeiten Gutes stiften. Wir möchten Sie am 25.11.2012, um 13:30 Uhr zu unserem Aschura-Ritual und -Essen einladen.

In Liebe
Im Namen des Vorstandes des Alevitisch-Bektaschitischen Instituts
Gülizar Cengiz

Anmerkung: Um Ihre themenbezogenen Kenntnisse zum Thema Muharram aufzufrischen, wird in der Anlage der Text von Prof. Dr. Belkıs Temren (Menemencioğlu) beigefügt.

Enstitümüzde 27 Ekim 2012 tarihinde siz değerli canlarımız ile birlikte, Bayram Soframızda dostluğu, sevgiyi, ve lokmalarımızı paylaştık. Bayramlar, dargınlıkların unutulduğu, insanların barıştığı, kardeşçe kucaklaştığı günlerdir. Bu vesile ile sevgi dolu ve huzurlu nice bayramlar geçirmeyi diliyoruz.

Alevi-Bektaşi Kültür Enstitüsü
Yönetim Kurulu Adına

Gülizar CENGÌZ

Fotoğraflar için buraya tıklayınız.

Kurban Bayramının yüreklerimize sevgi, şefkat, anlayış ve huzur getirmesini; kardeşlik duygusunun üzerimizden eksik olmamasını dileriz.

Gülizar Cengiz
Alevi-Bektaşi Kültür Enstitüsü Yönetim Kurulu adına



Değerli Canlar,
Dergimizin altıncı sayısını 30 Eylül 2012 tarihii itibari ile takdirinize sunuyoruz. Dergimizle ilgili her türlü eleştiri ve önerilerinize açık olduğumuzu bildirir, katkılarınızı bekler, saygılar sunarız.

Alevi-Bektasi Kültür Enstitüsü adına
Gülizar Cengiz


Bayramlar, küskünlerin barıştığı,sevenlerin bir araya geldiği rahmet, sevgi ve şefkat dolu günlerdir. Ülkemizin üzerinde bulunduğu coğrafyada hüküm süren sıcak siyasi hava, ülkemiz üzerindeki düşmanlık ve savaş bulutları,yerini inşallah bayramın getirdiği serin bir siyasi havaya , dostluk ve barış yüklü beyaz bulutlara bırakır ve rahmete dönüşür. Bu düşünce ve dileklerle, bu bilinç ve idrak ile Ramazan bayramının cümle insanlığa hayırlı ve uğurlu gelmesini diliyoruz. Cümlenin bayramı kutlu olsun.

Alevi Bektasi Kültür Enstitüsü Yönetim Kurulu Adına
Güllizar Cengiz

Alevi-Bektaşi Kültür Enstitümüzün 06.05.2012 tarihinde düzenlediği 6. geleneksel "Hıdırellez“ etkinliği Türkiyeden ve Avrupa'nın çeşitli ülkelerinden gelen çok sayıda misafirlerin katılımı ile kutlanmıştır.

Alevi-Bektaşi Kültür Enstitüsü Yönetim Kurulu adına sayın Gülizar Cengiz ve bölgemizin Belediye Başkanı sayın Karl-Josef Hühner`in yanı sıra Köln Başkonsolosu sayın Mustafa Kemal Basa, Ankara Barosu Başkanı sayın Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, Waldbreitbach Belediye Başkanı sayın Werner Grüber adına sayın Roswitha Schulte, DITIB´den sayın Yılmaz Yıldız, Ahmediler adına sayın Muhammed Ilyas Munir, Nuseyriler adına sayın Alaaddin Ay, Mevleviler Adına sayın Nizajta Oruglica, Makedoya`dan sayın Bukurija Gasi Iseini ve Ferat Iseini, Türkiye'den gelen, Alevi–Bektaşi camia’sından, Mustafa Dedekargınoğlu Dede, Mehmet Demirtaş Dede, Cumhuriyet Gazetesi yazarlarından Miyase İlknur, Üniversite Hocaları, Alevilik- Bektaşilik Araştırmaları Dergisi Yayın Kurulu adına sayın Prof. Dr. Alemdar Yalçın, Gazi Üniversitesi adına sayın Doç. Dr. Gıyasettin Aytaş, Alevilik- Bektaşilik Araştırmaları Dergisi Bilim Kurulu Adına sayın Prof. Dr. Belkıs Temren (Menemencioğlu), bu yılkı etkinliğimizi katılımlarıyla ve selamlama konuşmalarıyla bizleri onulandırdılar. Ayrıca sayın Prof. Dr. Ahmet Taşğın, Avrupa'dan bir çok yazarlar ve sanatçılar, bu yılkı etkinliğimizi katılımlarıyla destekleyerek bizleri onulandırdılar.

Törenimiz 6 Mayıs Pazar sabahı saat 11.00`de çeşme başında ``su salımı töreni`` ile başladı. Selamlama konuşmalarının ardından Dr. Gani Pekşen, Cem Çelebi, Aşık Fedai, Seda Aydın ve Mustafa Aydın deyişleriyle, nefesleriyle ve türküleriyle dinleyenlere ziyafet çektiler.
Saat 2`de kara kazan meydana geldi, lokmalar meydana geldi ve Kudsi Baba (Yücel Top) ile birlikte Gülbanglar okundu. Mustafa Dedekargınoğlu Dede kendi yöresinin Cemi ve Semahı ile bizlere unutulmayacak çok değerli dakikalar yaşattı.
Bu yılki Hıdırellez şöleninde yumurta yarışı, halay birincisi seçme vs. gibi çeşitli oyunlar da katılımcılara keyifli saatler yaşattı. Şölenimize katılabilen tüm canların sevinci, coşkusu ve gönül sıcaklığı dışarıdaki soğuk ve yağmurlu havayı tam bir bahar havasına çevirdi.
Kara kazanda pişen pilav, Kurban eti ve misafirlerimizin beraberinde getirdikleri
Lokmalar Dedeler, Babalar tarafından dualandıktan sonra misafirlere sunuldu.
Munzur Davul zurna ekibi eşliğinde halaylar çekerek satt 18.00´de sonlanan törenimize katılan tüm canlara şükranlkarımızı sunarız.
El birliği ile, gönül birliği ile bu yılda Hıdırellezde kurabanımızı, ekmeğimizi , suyumuzu, tuzumuzu,, kısacası insanlığımızı paylaşmayı bizlere nasip eylediği için yüce Allaha şükürler olsun.
Gelecek yılki Hıdırellezde buluşmak dileği ile Aşk ile ve Muhabbet ile kalın.


Alevi-Bektaşi Kültür Enstitüsü
Yönetim Kurulu Adına
Gülizar CENGİZ

Fotoğraflar için buraya tıklayınız.

Değerli Canlar,
Hıdırellez Anadolu, Orta Asya, Mezopotamya ve Balkanlarda bolluğu ve bereketi simgeleyen bahar bayramı olarak kutlanır. İnsanoğlunun ölümsüzlüğü ve yaratılışın sırrını bilme arzusu çağlar boyunca devam etmiştir. Alevi Bektaşi inancında ölümsüzlüğün sırrına ermiş iki bilge insan, Hızır ile İlyas`ın buluştuğu tarih olan 6 Mayıs ilkyaz bayramı olarak kutladığımız kutsal günlerimiz arasındadır.

Bu yılda sevinçleri ve güzellikleri birlikte paylaşmak, sevgi, kardeşlik ve barışın egemenliğini oluşturmak bilinci ile, 6 Mayıs 2012`de düzenlediğimiz, bolluğun ve bereketin gerçekleşmesini umduğumuz Hıdırellez etkinliklerimize teşriflerinizden onur duyacağımızı iletir, saygılarımızı sunarız.


Gülizar CENGİZ                                Karl Josef HÜHNER
Alevi-Bektaşi Kültür Enstitüsü         Belediye Başkanı
Yönetim Kurulu Adına                      Hausen (Wied)

YER:
Malberg 1 Hausen (Wied)
53547 ALMANYA

TARİH VE SAAT:
6 Mayıs 2012 Pazar
12.00-17.00 arası

PROGRAM:
- Açılış ve Selamlama Konuşmaları
- Semahlar
- Deyişler ve Nefesler
- Hıdırellez Lokması
- Çeşitli Etkinlikler

Değerli Canlar,
Dergimizin beşinci sayısını takdirinize sunuyoruz.
Dergimizle ilgili her türlü eleştiri ve önerilerinize açık olduğumuzu bildirir, katkılarınızı bekler, saygılar sunarız.

Alevi-Bektasi Kültür Enstitüsü adına
Gülizar Cengiz

Alevi-Bektaşi inancında Hz. Ali'nin doğum günü; yeni bir yılın da başlangıcı olarak kutlanan 21 Mart Nevruz bayramının tüm insanlığa hoşgörü ve barış getirmesini dileriz.

Alevi-Bektasi Kültür Enstitüsü
Yönetim Kurulu Adina

Gülizar Cengiz

Enstitümüzde 25.02.2012 tarihinde siz değerli canlarɩmɩzɩn katɩlɩmɩ ile Hɩzɩr Cemimiz gerçekleşmiştir. Bu senede tutulan Hɩzɩr orucunun Hak yolunda kabul olmasɩnɩ, bolluk ve berekete vesile olmasɩnɩ dileriz.

Fotoğraflar için buraya tıklayınız.

HIZIR ORUCU ve HIZIR CEMİ

Alevi-Bektaşi inancında Hızır olgusu önemli bir yer tutar ve günlük hayatımızda sürekli kullandığımız sözcüklerin başında yer alır. Hızır`ın uğradığı yerlere, bolluk ve bereket getirdiğine, dertlere derman, hastalara şifa olduğuna ve aynı zamanda uğurun ve kısmetin sembolü olduğuna inanılır. Bu yüzden Hızır inancının güçlü olduğu yerlerde , darda kalanlar, "yetiş ya Hızır" derler.


Hızır ayında üç gün oruç tutulur ( bu sene 13-15 Şubat 2012 ), Hızırkurbanı kesilir ve Hızır Cemi yürütülür.

Alevi-Bektaşi Kültür Enstitüsün`de Hızır Cemi 25 Şubat 2012 tarihinde saat 18.00 da, Malberg 1 adresinde gerçekleşeceğini bilginize sunarız.

Aşk-u muhabbetlerimizle

Alevi-Bektaşi Kültür Enstitüsü Yönetim Kurulu Adına
Gülizar Cengiz

Yeni yılın tüm insanlığa barış, huzur ve mutluluk dolu günler getirmesini, adalet, eşitlik ve kardeşliğin yoğun olduğu bir yeni yıl dileriz. Yeni yıllınız kutlu olsun…
 

Alevi Bektaşi Kültür Enstitüsü Yönetim Kurulu Adına
Gülizar Cengiz

Enstitümüzde 11.12.2011 Pazar günü saat 13.30 da, Alevi-Bektaşi inancında, “Muharrem matemi” nin sonu olarak adlandırılan Aşure soframız da, değerli misafirlerimiz ve canlarımızla beraber, bu yıl ki matemin iyiliklere vesile olması umudu ile “Kerbela acısı”nı hüzünle andık.
Fotoğraflar için buraya tıklayınız.

MUHARREM VE AŞURE

Bir insan ömrü sadece mutluluk veren olaylarla bezenemediği gibi insanlık tarihi de sadece mutluluk veren olaylara sahne olmamıştır. Acı veren ve hüzünle andığımız birçok olayı bir ömürde yaşarken, insanlık tarihi de acılara neden olmuş hüzünle andığımız birçok olayı tarih sayfalarına nakşetmiştir. Nasıl ki hayatımızdaki hüzünlü ve acı veren olaylardan ders çıkarıp ileriki yaşantımızda bu tür olayların tekrarlanmasından kaçısınıyorsak, insanlığın da tarihteki acılara neden olmuş, hüzünle hatırlanan olaylardan ders çıkarması ve tekrarlarından kaçınması beklenir. İşte, özellikle Alevi-Bektaşi inancında, kısaca “Muharrem” olarak adlandırdırılan ve özünde “Kerbela acısı”nı barındıran olay da ders çıkarılıp, tekrarından kaçınılması beklenen tarihsel bir olgudur. Kerbela acısının her yıldönümünde bu olay hüzünle anılır, çıkarılacak ders çağdaş yorumuyla tazelenir ve bir
daha böyle acı olayların yaşanmaması temenni edilir.

Muharrem’in ya da Kerbela Acısı’nın temel mesajı “zalime, zulme, insafsızlığa, hoşgörüsüzlüğe, kötülüğe karşı direnmektir”. Alevi-Bektaşi geleneklerindeki deyişle “ZALİMİN ZULMÜNE DUR DEMEKTİR.” Çünkü, “zalimin zulmune dur dememek, mazluma eziyettir”. Kerbela olayı bu anlayışın simgesi haline gelmiştir. Her yıl yapılan Muharrem Törenleri ile tüm dünyadaki zalimler kınanır, zulüm görenlerin kurtulması dilenir. Dünyanın acıların azaldığı, hüzünlerin yerini sevinçlerin aldığı, mutlu insanların kardeşçe yaşadığı bir “cennet”e dönmesi temel dilektir.

Kerbela, 680 yılında yaşanıp bitmiş bir olay değildir. Bir simgedir. Acının, zulmün simgesidir. Bu olayın baş aktörleri olarak Yezid “zalimlerin” simgesi, İmam Hüseyin ise “mazlum”ların simgesi haline gelmiştir. Elbette yaşamda iyiler ve kötüler, sevinçler ve acılar olacaktır. Ancak yaşanan acılardan ders çıkarmak ve yaşamdaki acıları azaltmak, kötüleri mümkün olduğunca iyiye çevirmek yaşadığmız dünyamızı güzelleştirecektir. Muharrem matemininde her yıl yaşanmasının amacı budur. Acıları hatırlamak, ders çıkarmak ve başka acıların yaşanmasını mümkün olduğunca engellemek, dünyamızı daha güzel daha mutlu bir yer haline getirebilmektir.
Günümüzde malesef dünyanın çeşitli yerlerinde birçok acı yaşanmaya ve yeni mazlumlar oluşmaya devam etmektedir. Tarihten ne kadar ders aldık bilinmez ama bizler, yılmadan, usanmadan her yıl olduğu gibi bu yıl da Muharrem törenlerimizi hüzünle gerçekleştirirken zalimlerin zulmunü durdurabilmek ve kötülüklere iyiliklerin üstün gelmesini yürekten istediğimizi tüm gücümüzle duyurmaya gayret edeceğiz.

Dünyamızda sevinçlerin ve mutlulukların arttığı, kardeşliğin ve hoşgörünün egemen olduğu, iyiliklerin kötülükleri yendiği, hizmetin hükmetmeye üstün görüldüğü, huzurun egemen olduğu ve aşure tadında birleşildiği günlerin özlemiyle, bu yılki Muharrem mateminin iyiliklere vesile olmasını diliyor, sizleri 11.12.2011 tarihinde, saat 13.30 da, malberg 1 adresindeki Aşure soframıza davet ediyoruz

Aşk-u muhabbetlerimizle

Alevi-Bektaşi Kültür Enstitüsü Yönetim Kurulu Adına
Gülizar Cengiz

Not: Konuya ilişkin bilgilerimizi tazelemek amacıyla Muharrem konusundaki Prof. Dr. Belkıs Temren
(Menemencioğlu) yazısı ekte verilmektedir.

Kurban Bayramının yüreklerimize sevgi, şefkat, anlayış ve huzur getirmesini diler, kardeşlik duygusunun üzerimizden eksik olmamasını temenni ederiz.

Alevi Bektaşi Kültür Enstitüsü Yönetim Kurulu adına
Gülizar Cengiz

Değerli Canlar,
Kurban Bayramında hep bilrlikte olabilmek arzusu ile, sizleri 06.11.2011 tarihinde saat 13.00 de gerçekleşecek olan Bayram Soyrafımıza davet ediyoruz.

Değerli Canlar,
Dergimizin dördüncü sayısını takdirinize sunuyoruz.
Dergimizle ilgili her türlü eleştiri ve önerilerinize açık olduğumuzu bildirir, katkılarınızı bekler, saygılar sunarız.

Alevi-Bektasi Kültür Enstitüsü adına
Gülizar Cengiz

Alevi-Bektaşi Kültür Enstitümüzün 08.05.2011 tarihinde düzenlediği 5. geleneksel "Hıdırellez“ etkinliği Türkiyeden ve Avrupa'nın çeşitli ülkelerinden
gelen çok sayıda misafirlerin katılımı ile coşkulu bir şekilde gerçekleşmiştir.

Alevi-Bektaşi Kültür Enstitüsü Yönetim Kurulu adına sayın Gülizar Cengiz ve bölgemizin Belediye Başkanı sayın Karl-Josef Hühner`in yanı sıra DITIB´den sayın Bekir Alboğa, Evangelisch Kilisesinden sayın Ulrich Oberdörster, Türkiye'den gelen, Alevi–Bektaşi camia’sından Dedeler, Babalar, Dervişler, Cumhuriyet Gazetesi yazarlarından Miyase İlknur, araştırmacı-yazar Dursun Gümüşoğlu, Hüseyin Erdoğan dede, Mustafa Dedekargınoğlu dede, Hazırali Beyaz Yıldırım dede, Mehmet Demirtaş dede, araştırmacı-yazar Veli Saltık, Üniversite Hocaları, sayın Doç. Dr. Gıyasettin Aytaş, Prof. Dr. Hasan Onat, Prof. Dr. Belkıs Temren (Menemencioğlu), Doç. Dr. Ahmet Taşgın, ve Avrupa'dan bir çok yazarlar ve sanatçılar, bu yılkı etkinliğimizi katılımlarıyla destekleyerek bizleri onulandırdılar.

Sanatçı misafirlerimiz Hasan Yükselir, Muharrem Temiz, Aşık Fedai, Yılmaz Çelik deyişleriyle, nefesleriyle ve türküleriyle dinleyenlere ziyafet çektiler.Bu yıl müzikal açıdan farklı olarak Hıdırellez etkinliğimizde Türk Klasik müziği icra edildi.
Ankara Güzel Sanatlar, Türk Klasik Müziği korosundan sayın Haluk Derinöz ve sayın Yıldan Dirik kanun ile çok güzel bir müzikal sunum gerçekleştirdiler. Deyişleri Klasik müzik türünden büyük bir zevkle dinledik.

Birbirleriyle buluşan, tanışan misafirlerin gönül sıcaklığı ile halaylar çekerek, ateşten atlayarak, ve sanatcılarımızın söylediği şarkılarla, türkülerle coşarak, oynayarak tam bir şölen havası içinde kutladık bu yılki Hıdırellezi.

Kara kazanda pişen pilav, Kurban eti ve misafirlerimizin beraberinde getirdikleri
Lokmalar Dedeler, Babalar tarafından dualandıktan sonra misafirlere sunuldu.
Munzur Davul zurna ekibi eşliğinde halaylar çekerek yaz’ı kıştan böyle bir törenle devir ve teslim aldık, 9 Kasım’a kadar.

 

Fotoğraflar için buraya tıklayınız.

Değerli Canlar, 

Hıdırellez  Anadolu, Orta Asya,  Mezopotamya ve Balkanlarda bolluğu ve bereketi simgeleyen bahar bayramı olarak kutlanır. İnsanoğlunun ölümsüzlüğü ve yaratılışın sırrını bilme arzusu çağlar boyunca devam etmiştir. Alevi Bektaşi inancında ölümsüzlüğün sırrına ermiş iki bilge insan, Hızır ile İlyas`ın buluştuğu tarih olan 6 Mayıs ilkyaz bayramı olarak kutladığımız kutsal günlerimiz arasındadır.

 

Bu yılda sevinçleri ve güzellikleri birlikte paylaşmak, sevgi, kardeşlik ve barışın egemenliğini oluşturmak bilinci ile, 8 Mayıs 2011`de düzenlediğimiz, bolluğun ve  bereketin gerçekleşmesini umduğumuz Hıdırellez etkinliklerimize teşriflerinizden onur duyacağımızı iletir, saygılarımızı sunarız.

 

 

    Gülizar CENGİZ                               Karl Josef HÜHNER           

    Alevi-Bektaşi Kültür Enstitüsü       Belediye Başkanı

    Yönetim Kurulu Adına                   Hausen (Wied)

YER:

Malberg 1 Hausen (Wied)

53547 ALMANYA

 

TARİH VE SAAT:

8 Mayıs 2011 Pazar

12.00-17.00 arası

 

PROGRAM:

- Açılış ve Selamlama Konuşmaları

- Semahlar

- Deyişler ve Nefesler

- Hıdırellez Lokması

- Çeşitli Etkinlikler

Enstitümüzün düzenlediği aylık Tarih-Felsefe Seminerleri kapsamında 26-27.02.2011 tarihleri arasında sayın hocamız Prof. Dr. Alemdar YALÇIN `ın katılımıyla gerçekleşen hafta sonu semineri katılımcılar tarafından büyük bir ilgi ve beğeniyle karşılandı. "Kanuni Döneminden -II. Mahmut dönemine kadar Alevilik-Bektaşilik”, “Yeniçeri Ocağının Kapatılması Öncesinde ve Sonrasında Gelişmeler”, “Birinci Dünya Savaşı-Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet Döneminde Alevilik ve Bektaşilik“ konularını içeren semineri sunan hocamız sayın Prof. Dr. Alemdar YALÇIN`a şükranlarımızı ve saygılarımızı sunuyoruz.

Fotoğraflar için buraya tıklayınız.


Enstitümüzün yeni dönem için düzenlediği Bilim ve Felsefe Seminerlerinin beşincisi 25.-27.02.2011 tarihleri arasında gercekleşecektir. Semineri Sayın hocamız Prof.Dr. Alemdar YALÇIN verecektir.

Cumartesi
9.30-12.30 (Kanuni Döneminden -II. Mahmut dönemine kadar Alevilik-Bektaşilik)
14.30-17.30 (Yeniçeri Ocağının Kapatılması Öncesinde ve Sonrasında Gelişmeler)

Pazar
9.30-12.30 (Birinci Dünya Savaşı-Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet Döneminde Alevilik ve Bektaşilik)

İlgi duyan ve katılmak isteyen canlar Enstitümüzün E-Posta adresine (abk.enstitusu@gmx.net) bildirebilirler.

Enstitümüzün düzenlediği aylık Tarih-Felsefe Seminerleri kapsamında 15.-16.01.2011 tarihleri arasında sayın hocamız Prof. Dr. Hasan ONAT’ın katılımıyla gerçekleşen hafta sonu semineri katılımcılar tarafından büyük bir ilgi ve beğeniyle karşılandı.
“Din ve İnsan Anlayışı”,“Din ve Bilim” v e“Hz. Muhammed ve Kur`an” konularını içeren semineri sunan hocamız sayın Prof.Dr. Hasan ONAT’a şükranlarımızı ve saygılarımızı sunuyoruz.

Fotoğraflar için buraya tıklayınız.

Enstitümüzün yeni dönem için düzenlediği Bilim ve Felsefe Seminerlerinin dördüncüsü
14 -16 Ocak 2011 tarihleri arasında gerçekleşecektir.
Semineri Sayın hocamız Prof. Dr. Hasan ONAT verecektir.

Cumartesi: 9.30-12.30 (Din ve İnsan Anlayışı)
Cumartesi: 14.30-17.30 (Din ve Bilim)
Pazar: 9.30-12.30 (Hz. Muhammed ve Kur`an)

İlgi duyan ve katılmak isteyen canlar Enstitümüzün E-Posta adresine (abk.enstitusu@gmx.net) bildirebilirler.

Yeni yılın dünyamıza güzellikler, yüreklerimize sevgi, şefkat, anlayış ve huzur sunmasını dilerken, iyiliklerin kötülüklere egemen olmasını bir kez daha can-ı gönülden diler ve yaklaşmakta olan Sarı Saltuk bayramı nedeniyle kardeşlik duygusu ve sevginin üzerimizden eksik olmamasını temenni ederiz.
Eskiyen yıllarla eskimeyen, yeni gelen her yılla yenilenen yolumuzun insanlığa tuttuğu
aydınlıktan hep birlikte daha nice yıllar nasiplenmek dileğiyle Yeni Yılınız Kutlu Olsun.

Alevi Bektaşi Kültür Enstitüsü Yönetim Kurulu Adına
Güllizar Cengiz

Kerbela şehitlerinin anısına tutulan matem orucunun bitişini ve her yerde ve her çağdaki mazlumların zalimlerin zulmünden kurtuluşunu simgeleyen Aşure erkanımız değerli canlarımızın katılımı ile 18.12.2010 tarihinde Enstitümüzde gerçekleşmiştir.

Fotoğraflar için buraya tıklayınız.

Enstitümüzün düzenlediği aylık Tarih-Felsefe Seminerleri kapsamında 03-05.12.2010 tarihleri arasında sayın hocamız Prof .Dr. Belkıs Menemencioğlu Temren’in katılımıyla gerçekleşen hafta sonu semineri katılımcılar tarafından büyük bir ilgi ve beğeniyle karşılandı.
Sayın hocamıza ve katılımcılara teşekkür ediyoruz.

Fotoğraflar için buraya tıklayınız.

Değerli Canlar,
18.12.2010 tarihinde saat 15’de Enstitümüzün Hausen (Wied)’deki merkezimizde düzenlenecek olan her yıl Alevi - Bektaşi geleneğinde Kerbela şehitlerinin anısına tutulan matem orucunun bitişini ve her yerde ve her çağdaki mazlumların zalimlerin zulmünden kurtuluşunu simgeleyen Aşure Erkanımıza katılımınız bizi mutlu edecektir.

Enstitümüzün düzenlediği aylık Tarih-Felsefe Seminerleri kapsamında 29-31.10.2010 tarihleri arasında sayın hocamız Prof. Dr. Hasan ONAT’ın katılımıyla gercekleşen hafta sonu semineri katılımcılar tarafından büyük bir ilgi ve beğeniyle karşılandı.
"Tarih bilinci - Tarih bilgisi, Felsefe – Din ilişkisi, Post modern dünya’da Din" konularını içeren semineri sunan hocamız sayın Prof.Dr. Hasan ONAT’a şükranlarımızı ve saygılarımızı sunuyoruz.

Fotoğraflar için buraya tıklayınız.

Arşivimizi hizmetinize sunmaktaki gecikmeden dolayı özür dileriz. Çalışmalar başlamıştır ve arşivimizin küçük bir bölümü ektedir. Kısa süre içerisinde arşivimizin büyük bir bölümünü hizmetinize sunacağımızı umuyoruz. Saygılarımızla.
 

Değerli Canlar,
Dergimizin üçüncü sayısını hizmetinize ve takdirinize sunuyoruz.


Dergimizle ilgili her türlü eleştiri ve önerilerinize açık olduğumuzu bildirir, katkılarınızı bekler, saygılar sunarız.


Alevi-Bektasi Kültür Enstitüsü adına
Gülizar Cengiz

"Kreis der Versöhnung – Baris Çemberi/Dinler Arası Diyalog" projesi kapsamında 18.09.2010 tarihinde saat 14 ve 17 arası Enstitümüzde bir toplantı gerçekleştirilmiştir.
Hausen (Wied) Belediye Başkanı Sayın Karl-Josef Hühner, Fransiskan Rahibesi Sayın Gerlinde Maria, Kilise Görevlisi Sayın Hans Gerd Grevelding, Sayın Adel Yusuf ve Sayın Dr. Aşkım Müller-Bozkurt toplantıya misafir olarak katılmışlardır.
Timuray Boyrazın Enstitümüz adına Alevilik ve Bektaşilik konusunda yaptığı sunumun ardından mihmanlara gelenksel Türk mutfağından oluşan yemekler sunulmuştur.

Fotoğraflar için buraya tıklayınız.

Enstitümüzün yeni dönem için düzenlediği Bilim ve Felsefe seminerlerinin ikincisi 29.-30.10.2010 tarihinde gerçekleştirilecektir. Bu seminer aşağıdaki konuları içermektedir:

Cumartesi: 9.30-12.30 "Tarih Bilgisi ve Tarih Bilinci"
Cumartesi: 14.30-17.30 "Din-Felsefe İlişkisi"
Pazar: 9.30-12.30 "Post-Modern Dünya’da Din"

Semineri hocamız Sayın Prof. Dr. Hasan Onat verecektir.
İlgi duyan ve katılmak isteyen canlar aşağıdaki e-posta adresine bildirebilirler:
abk.enstitusu@gmx.net
Seminerin verilecegi yer: Malberg 1, 53547 Hausen (Wied)
Telefon: 02338/4245 veya 02638/945960


Enstitümüzün yeni dönem için düzenlediği Bilim ve Felsefe seminerleri 25.09.2010 tarihinde başlayacaktır. Bu dönemin ilk semineri aşağıdaki konuları içermektedir.
 

Cumartesi: 9.30-12.30 - "Alevilik Bektaşilik Kavramlarının Coğrafi, Kültürel ve Düşünsel Kapsamları"
Cumartesi: 14.30-17.30 - "Alevilik-Bektaşilik Kavramlarına Bilimsel Yaklaşım Çalışması"
Pazar: 9.30-12.30 - "Kısa Tarihsel Süreçler ve Dönüm Noktaları"

Semineri hocamız Sayın Prof. Dr. Alemdar Yalcın verecektir.
İlgi duyan ve katılmak isteyen canlar aşağıdaki e-posta adresine bildirebilirler:
abk.enstutusu@gmx.net
Seminerin verilecegi yer: Malberg 1, 53547 Hausen (Wied)
Telefon: 02338/4245 veya 02638/945960

Enstitümüz, bilim ve Felsefe seminerlerinin II. Dönemini başlatacaktır. Seminere sınırlı sayıda istekli (12 kişi) alınacak, başvuruda bulunanların CV’lerine göre seçim yapılacaktır. Seminerde başarılı olan katılımcılara katılım belgeleri verilecektir.
Seminer altı hafta üzerinden toplam 51 saat üzerinden planlanmıştır. Program için buraya tıklayınız.


21.06.2010 tarihinde Hakka yürüyen Cumhuriyet Gazetesi başyazarı, Türk basınının bilge kalemi, kurulma aşamasında olan vakfımızın onursal başkanı, kamil insan "İlhan Seçuk’un" 40 hizmeti 31.07.2010 tarihinde, Enstitümüzde görülecektir.

Arzu eden Canlar katılabilirler.

Yer: Alevi-Bektaşi-Kültür Enstitüsü
Malberg 1
53547 Hausen(Wied)

Tarih: 31.07.2010
Saat : 20.00 de

İletişim: Tel ( 02638) 4245 , ( 02638) 945960 ve 0163 601 00 11
Değerli Canlar,
Dergimizin ikinci sayısında hizmetinize ve takdirinize sunuyoruz.
Dergimizle ilgili her türlü eleştiri ve önerilerinize açık olduğumuzu bildirir, katkılarınızı bekler, saygılar sunarız.

Alevi-Bektasi Kültür Enstitüsü adına
Gülizar Cengiz

Alevi-Bektaşi Kültür Enstitümüzün 09.05.2010 tarihinde düzenlediği 4. geleneksel „Hıdırellez“ etkinliği Türkiyeden ve Avrupanın çeşitli ülkelerinden
gelen çok sayıda misafirlerin katılımı ile coşkulu bir şekilde gerçekleşmiştir.

Köln Başkonsolosluğumuz Sayın Mustafa Kemal Basa ve bölgemizin Belediye Başkanları sayın Karl-Josef Hühner, sayın Werner Grüber ve sayın Guido Job’un yanı sıra Türkiyeden gelen Hacıbektaş Belediye Başkanı Ali Rıza Selmanpakoğlu, Alevi –Bektaşi camia’sından Dedeler, Babalar, Dervişler , Cumhuriyet Gazetesi yazarlarından Miyase İlknur, araştırmacı-yazar Dursun Gümüşoğlu, araştımacı-yazar Veli Saltık, Hüseyin Erdoğan dede, Karacaahmet Sultan dergahında Muharrem Ercan dede, Hazırali Beyaz Yıldırım dede, Hubyar vakfından dede AliKenanoğlu, Üniversite Hocaları sayın Prof. Dr.Alemdar Yalçın, Prof. Dr. Hasan Onat, Prof. Dr. Belkıs Temren (Menemencioğlu), Doc. Dr. Ahmet Taşgın, , ve avrupadan bir çok yazarlar ve sanatcılar, bu yılki etkinliğımizi katılımlarıyla destekleyerek bizleri onulandırdılar.
Ve yine Türkiye’den gelen Hubyar’lı Canlar .08.05.2010 Cumartesi akşamı Enstitümüzde bir Cem ayin’i gerçekleştirdiler. Hubyarlılara özgü kıyafetleri ve tavırlarıyla semah döndüler. Aşıklar deyişler, nefesler okudular.

Pazar günü hava’nın serin olmasına rağmen, biribirleriyle buluşan, tanışan
misafirlerin gönül sıcaklığı ile halaylar çekerek, ateşten atlayarak, ve sanatcılarımızın söylediği şarkılarla, türkülerle coşarak, oynayarak yinede sıcak
bir hava içinde, tam bir şölen havası içinde kutladık bu yılki Hıdırellezi.

Sanatcı misafirlerimiz Hasan Yükselir, Aşık Esrari, Aşık Fedai, Ali Mahsuni
deyişleriyle, nefesleriyle ve türküleriyle dinleyenlere ziyafet çektiler.Bu yıl müzikal açıdan farklı olarak Hıdırellez etkinliğimizde Opera müziği icra edildi.
Ankara Devlet Konservatuarı Opera Bölümü Öğretim görevlisi Hocalarımız sayın Demet Gürhan ve sayın Hepşen Okan, piyano ile çok güzel bir müzikal sunum gerçekleştirdiler. Deyişleri Opera türünden büyük bir zevkle dinledik.

Kara kazanda pişen pilav, Kurban eti ve misafirlerimizin beraberinde getirdikleri
Lokmalar Dedeler, Babalar tarafından dualandıktan sonra misafirlere sunuldu.
Gençler dilek dileyerek ağaçlara kurdele bağladılar. Davul zurna eşliğinde halaylar çekerek yaz’ı kıştan böyle bir törenle devir ve teslim aldık, 9 Kasım’a kadar.
 

Fotoğraflar için buraya tıklayınız.

Degerli Dostlar,

Degerli Canlar,

 

Alevi-Bektaşi kültüründe ve inançlarında “Hıdırellez” Bahar Bayramı olarak kabul edilir ve geleneksel olarak 6 Mayıs`ta şölenlerle kutlanır. Bu tarihte kışı temsil eden İlyas`la, yazı simgeleyen Hızır`ın buluştuğu ve görev devir  teslimi yaptıkları varsayılır. Bu tarihten itibaren Hızır`ın doğaya sunduğu ab-ı hayat (hayat suyu) ile doğanın yeniden canlanışı, bolluğun ve bereketin müjdelenmesi söz konusudur.

 

Etkinliğimize Türkiye`den, Almanya`dan, Fransa`dan, Hollanda`dan, İngiltere`den, Makedonya`dan, Yunanistan`dan, Bulgaristan`dan, Kosova´dan,ve Arnavutluk`dan yazarlar,bilim adamları, sanatçılar ve dini önderler katılacaktırlar.

 

Bu yılda sevinçleri ve güzellikleri birlikte paylaşmak, sevgi, kardeşlik ve barışın egemenliğini oluşturmak bilinci ile, 9 Mayıs 2010`da düzenlediğimiz Hıdırellez etkinliklerimize teşriflerinizden onur duyacağımızı iletir, saygılarımızı sunarız.

 

Alevi-Bektaşi Kültür Enstitüsü      Hausen Belediye Baskani

    Yönetim Kurulu Adına

        Gülizar CENGİZ                         Karl Josef HÜHNER

  

YER:

Malberg 1

53547 Hausen (Wied)

ALMANYA

 

TARİH:

9 Mayıs 2010 Pazar

 

SAAT:

12.00-17.00 arası

 

 

PROGRAM: 

- Açılış ve Selamlama Konuşmaları

- Semahlar

- Deyişler ve Nefesler

- Hıdırellez Lokması

- Çeşitli Etkinlikler

Enstitümüzün düzenledigi aylık olağan Tarih-Felsefe Seminerleri çerçevesinde 9/10/11 Nisan 2010 tarihinde Hocamız Prof. Dr. Alemdar YALÇIN’ın katılımı ve önderliğinde Horasandan Anadoluya göç konulu seminer gerçekleşmiştir.

Katılımcıların büyük ilgisiyle gerçekleşen bu Seminerde, 7.yüzyıldan 16.yüzyıla kadarki süreçte Horasan ve Anadolu’da gelişen tarihi olaylar ve sonuçları, Etnik yapılar ve Ocakların durumu , Osmanlı Imparatorluğu’nun doğuşu ve gelişimindeki faktörler, Yavuz-Şah İsmail dönemine kadarki süreç ve Alevi- Bektaşi tarihi açısından günümüzdeki etkileri, yerli ve yabancı kaynaklardan çok sayıda tarihcilerin araştımaları karşılaştırmalı olarak incelenmiştir.

Bu yılki nevruz töreni 20.03.2010 tarihinde Enstitümüzde çeşitli yöre ve şehirlerden gelen cok sayıda mihmanların katılımı ile sıcak ve samimi bir ortam içinde kutlandı. Mihmanlarımızın beraberinde getirdikleri lokmalardan ve Enstitümüzündeki canlarımızın hazırladığı nefis yemeklerden oluşan bol yeşillikli bir „Nevruz şofrası“ açıldı.
Sofra hizmetini yürüten Bektaşi babası Ali Naki Baba erenlerin dua ve gülbanklarıyla açılan nevruz sofrası, Aşık Fedai’nin okuduğu Nevruziye ve Nefesler,araştırmacı yazar Ali Duran Gülçiçek’in geleneksel-inançsal açıdan nevruzla ilgili yaptığı konuşmalar, ve yine Ali Naki Baba erenlerin nevruzun Alevi-bektaşi yolu ve erkânındaki yeri ve önemi ile ilgili açıklamaları, manevi açıdanda mihmanlarımız için tam bir ziyafet oldu. Bilindigi gibi Bektaşi sofralarında hem kulaktan hemde gırtlaktan yenilir ve doyulur. Bektaşi- Nevruz Sofralarının özelligini ve gelenegini bilen mihmanlar bu yılda tahta kaşıklarıyla gelmişlerdi. Beraberinde getirdikleri kaşıkları baba erenler duası okunmuş bir yemeğe batırır ve yine bolluk-bereket duaları ve gülbankları okuyarak kaşıkları geri verir. Bir yıl boyunca hanımlar mutfaklarında bu kaşıkla tencerelerini,
yemeklerini karıştırırlar. Mutfaklarına bolluk ve bereket getirecegine inanırlar.
Nevruz sofralarının başka bir özelliği de bu sofralarda doğanın doğurganlığını canlılığını, ve üretkenligini simgeleyen yumurtanın bol miktarda bulunmasıdır.
Ve yine nefis yemeklerin yanısıra nefis kokan bol miktarda sümbüller baharın havasını soframıza taşıdılar.Törenin sonunda mihmanlar bu sümbüllerden birer tane lokma olarak evlerine götürdüler.
Doğanın, tabiatın baharda yeşerip çiçek açtığı gibi , gönüllerimizde de sevincin, coskunun kardeşliğin yeşerip çiçek açmasına vesile olması dileği ile cümlenin nevruz bayramı kutlu ve mübarek olsun.

Gelin ey nazenin canlar                              Ali’yyül Mürteza Haydar
Bugün nevruzu sultandır                           Cihanı garkı nur eyler
Safalar sürsün ihvanlar                              Bütün kurt kuş söyler
Bugün nevruzu sultandır                           Bugün nevruzu sultandır

Bütün mümin bütün islam                         Nice sırlar olup zahir
Bugün etmek gerek bayram                      Ali’den oldu Hak bahir
Hemen sun sakiya gel cam                         Şükreyle sen ey Fahir
Bugün nevruzu sultandır                           Bugün nevruzu sultandır

Fotoğrafları görmek için buraya tıklayınız.

Alevi-Bektaşi Kültür Enstitümüzün gerçekleştirmiş olduğu ana çalışma konusu
Alevi-Bektaşi Öğretisi olan Felsefe-Tarih Seminerlerinde, 09.– 11. Nisan 2010 tarihleri arasında, Prof. Dr. Alemdar YALÇIN başkanlığında, “ Horasandan Anadoluya geliş”, “Anadoluda aşiretler, ocaklar ve dağılımları”, “Şah İsmail`e kadar Anadolu`daki gelişmeler”, “Babai İsyani ve sonuçları” konuları ele alınacaktır.

Başvurularınızı Enstitümüzün E-Mail adresine yapabilirsiniz.

Değerli Köln Başkonsolosumuz Sayın Mustafa Kemal BASA 5 Mart 2010 tarihinde Enstitümüzün Hausen´da bulunan merkezini ziyaret etmiştir.
Bu anlamlı ziyaretin fotoğraflarını görmek için buraya tıklayınız.

Alevi-Bektaşi Kültür Enstitümüzün, Alevilik-Bektaşilik Araştırmaları Dergisi´nin ikinci sayısının dağıtımı 15 Mart 2010 tarihinden itibaren başlayacaktır.