Enstitümüzde 11.12.2011 Pazar günü saat 13.30 da, Alevi-Bektaşi inancında, “Muharrem matemi” nin sonu olarak adlandırılan Aşure soframız da, değerli misafirlerimiz ve canlarımızla beraber, bu yıl ki matemin iyiliklere vesile olması umudu ile “Kerbela acısı”nı hüzünle andık.

MUHARREM VE AŞURE

Bir insan ömrü sadece mutluluk veren olaylarla bezenemediği gibi insanlık tarihi de sadece mutluluk veren olaylara sahne olmamıştır. Acı veren ve hüzünle andığımız birçok olayı bir ömürde yaşarken, insanlık tarihi de acılara neden olmuş hüzünle andığımız birçok olayı tarih sayfalarına nakşetmiştir. Nasıl ki hayatımızdaki hüzünlü ve acı veren olaylardan ders çıkarıp ileriki yaşantımızda bu tür olayların tekrarlanmasından kaçısınıyorsak, insanlığın da tarihteki acılara neden olmuş, hüzünle hatırlanan olaylardan ders çıkarması ve tekrarlarından kaçınması beklenir. İşte, özellikle Alevi-Bektaşi inancında, kısaca “Muharrem” olarak adlandırdırılan ve özünde “Kerbela acısı”nı barındıran olay da ders çıkarılıp, tekrarından kaçınılması beklenen tarihsel bir olgudur. Kerbela acısının her yıldönümünde bu olay hüzünle anılır, çıkarılacak ders çağdaş yorumuyla tazelenir ve bir
daha böyle acı olayların yaşanmaması temenni edilir.

Muharrem’in ya da Kerbela Acısı’nın temel mesajı “zalime, zulme, insafsızlığa, hoşgörüsüzlüğe, kötülüğe karşı direnmektir”. Alevi-Bektaşi geleneklerindeki deyişle “ZALİMİN ZULMÜNE DUR DEMEKTİR.” Çünkü, “zalimin zulmune dur dememek, mazluma eziyettir”. Kerbela olayı bu anlayışın simgesi haline gelmiştir. Her yıl yapılan Muharrem Törenleri ile tüm dünyadaki zalimler kınanır, zulüm görenlerin kurtulması dilenir. Dünyanın acıların azaldığı, hüzünlerin yerini sevinçlerin aldığı, mutlu insanların kardeşçe yaşadığı bir “cennet”e dönmesi temel dilektir.

Kerbela, 680 yılında yaşanıp bitmiş bir olay değildir. Bir simgedir. Acının, zulmün simgesidir. Bu olayın baş aktörleri olarak Yezid “zalimlerin” simgesi, İmam Hüseyin ise “mazlum”ların simgesi haline gelmiştir. Elbette yaşamda iyiler ve kötüler, sevinçler ve acılar olacaktır. Ancak yaşanan acılardan ders çıkarmak ve yaşamdaki acıları azaltmak, kötüleri mümkün olduğunca iyiye çevirmek yaşadığmız dünyamızı güzelleştirecektir. Muharrem matemininde her yıl yaşanmasının amacı budur. Acıları hatırlamak, ders çıkarmak ve başka acıların yaşanmasını mümkün olduğunca engellemek, dünyamızı daha güzel daha mutlu bir yer haline getirebilmektir.
Günümüzde malesef dünyanın çeşitli yerlerinde birçok acı yaşanmaya ve yeni mazlumlar oluşmaya devam etmektedir. Tarihten ne kadar ders aldık bilinmez ama bizler, yılmadan, usanmadan her yıl olduğu gibi bu yıl da Muharrem törenlerimizi hüzünle gerçekleştirirken zalimlerin zulmunü durdurabilmek ve kötülüklere iyiliklerin üstün gelmesini yürekten istediğimizi tüm gücümüzle duyurmaya gayret edeceğiz.

Dünyamızda sevinçlerin ve mutlulukların arttığı, kardeşliğin ve hoşgörünün egemen olduğu, iyiliklerin kötülükleri yendiği, hizmetin hükmetmeye üstün görüldüğü, huzurun egemen olduğu ve aşure tadında birleşildiği günlerin özlemiyle, bu yılki Muharrem mateminin iyiliklere vesile olmasını diliyor, sizleri 11.12.2011 tarihinde, saat 13.30 da, malberg 1 adresindeki Aşure soframıza davet ediyoruz

Aşk-u muhabbetlerimizle

Alevi-Bektaşi Kültür Enstitüsü Yönetim Kurulu Adına
Gülizar Cengiz

Not: Konuya ilişkin bilgilerimizi tazelemek amacıyla Muharrem konusundaki Prof. Dr. Belkıs Temren (Menemencioğlu) yazısı ekte verilmektedir.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.